MİKRONÜKLEUS SAYIMININ SERVİKAL İNTRAEPİTELYAL NEOPLAZİ VE KARSİNOMDA PREDİKTİF DEĞERİ

MARİE MOSES AMBROISE, KANCHANA BALASUNDARAM, MANJİRİ PHANSALKAR

Türk Patoloji Dergisi - 2013;29(3):171-178

Department of Pathology, Pondicherry Institute of Medical Sciences (PIMS), PUDUCHERRY, INDIA

 

Amaç: Bir mikronükleus, kromozom kaybı veya fragmentasyonu nedeniyle oluşan küçük bir ek nükleustur. Bu çalışmanın amacı servikal kanserde bir tarama aracı olarak mikronükleus sayımının değerini değerlendirmekti. Gereç ve Yöntem: 42 preneoplastik ve neoplastik, 90 nonneoplastik olmak üzere toplam 132 olgu çalışıldı. Sadece rutin Papanicolaou ile boyanmış servikal yaymalar kullanıldı. Her yaymada mikronükleuslu hücre ve binükleuslu hücre sayısı yağ imersiyonu altında sayılıp 1000 hücre başına bir sayım olarak ifade edildi. Mikronükleuslu ve binükleuslu hücre sayımları preneoplastik, neoplastik ve nonneoplastik kategorilerde istatistiksel önem açısından karşılaştırıldı. Sayımların ayrıca yaş, evlilik süresi, hamilelik ve kürtaj sayısıyla korelasyonu araştırıldı. Bulgular: Mikronükleus sayımı ve binükleuslu hücre sayımı yüksek dereceli skuamöz intraepitelyal lezyon (HSIL) ve invaziv karsinoma kategorilerinde düşük dereceli skuamöz intraepitelyal lezyon (LSIL) ve nonneoplastik olgularına göre önemli ölçüde daha yüksekti. ROC eğrisi analizi, mikronükleus sayımı ve binükleuslu hücre sayımının yüksek dereceli intraepitelyal lezyon ve invaziv karsinom için yüksek ölçüde duyarlı ve özgül olduğunu ortaya çıkardı. Sonuç: Elde ettiğimiz sonuçlar rutin Pap yaymalarında mikronükleus değerlendirmesinin servikal kanser taramasında çok faydalı bir biyobelirteç olduğunu göstermektedir. Binükleuslu hücre sayımı bu basit testin prediktif değerini arttırmaktadır.