Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

MİLLER I-II DİŞ ETİ ÇEKİLMELERİNİN BİLAMİNAR TEKNİK İLE TEDAVİSİNDE KÖK YÜZEYİ BİYOMODİFİKASYONU AMACIYLA KULLANILAN ER:YAG LAZERİN ETKİNLİĞİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Ece Deniz YARIMOĞLU ÖKTEN, Hare GÜRSOY, Bahar KURU

Yeditepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dergisi - 2026;22(1):11-20

Yeditepe Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Periodontoloji Anabilim Dalı, İstanbul

 

Amaç: Er:YAG lazer doku dostu çalışma mekanizması ve güvenli olması nedeniyle, kök yüzeyi biyomodifikasyonu için diş eti çekilmelerinin tedavisinde de kullanılmaktadır. Bu yaklaşım kök yüzeyinde smear tabakasının kaldırılması, kolajen fibrillerin açığa çıkması ile yara iyileşmesi üzerinde olumlu etki yaratabilmektedir. Bu randomize kontrollü klinik çalışmanın amacı koronale kaydırılan flep (KKF) ile bağ dokusu grefti (BDG) operasyonu sırasında kök yüzeyi biyomodifikasyonu amacıyla kullanılan Er:YAG lazer ya da ultrasonik alet kullanımının klinik parametreler üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesidir. Gereç ve Yöntem: Tekli Miller I diş eti çekilmesi bulunan 20 hastanın tedavisinde KKF ile BDG operasyonu sırasında kök yüzeyi biyomodifikasyonu amacıyla bir grupta ultrasonik alet iki farklı uç ile, diğer grupta ise Er:YAG lazer (30Hz, 50Mj) kullanılmıştır. Plak ve gingival indeksler, cep derinliği, klinik ataşman seviyesi, çekilme derinliği, diş eti kalınlığı, keratinize doku miktarı başlangıç ve operasyon sonrası 6. ayda değerlendirilmiştir. Bulgular: Başlangıç ve operasyon sonrası 6. ayda değerlendirilen parametreler açısından her iki grupta da grup içi karşılaştırmalarda istatistiksel olarak anlamlı sonuçlar tespit edilmiştir (p<0,05). Ancak gruplar arasında kıyaslamalarda klinik parametreler arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmamıştır (p>0,05). Sonuçlar: Bu çalışmanın limitleri dahilinde, kök yüzeyi biyomodifikasyonunda Er:YAG lazerin ultrasonik aletlere göre üstünlüğü bulunamamıştır. Er:YAG lazerin kök yüzey biyomodifikasyondaki etkinliğini değerlendirmek için uzun dönem takipli, daha fazla sayıda hastada histolojik değerlendirmelerin yapıldığı ileri çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.