MİNİMAL İNVAZİV ENDOMETRİUM KANSERİ CERRAHİSİNDE VÜCUT KİTLE İNDEKSİ İLE SENTİNEL LENF NODU HARİTALAMA BAŞARISI ARASINDAKİ İLİŞKİ: OBEZİTE SINIFLARINA GÖRE RETROSPEKTİF KOHORT ANALİZİ

Onur Can ZAİM, Bilal Esat TEMİZ, Murat CENGİZ

Türk Jinekolojik Onkoloji Dergisi - 2026;26(2):48-58

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı, Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Bilim Dalı, Ankara, Türkiye

 

Amaç: Minimal invaziv endometrium kanseri cerrahisinde vücut kitle indeksi (VKİ) ile sentinel lenf nodu (SLN) haritalama başarısı arasındaki ilişkiyi obezite sınıflarına göre değerlendirmek ve haritalama ajanının rolünü incelemektir. Gereç ve Yöntem: 2023-2025 yılları arasında minimal invaziv evreleme cerrahisi sırasında servikal indosiyanin yeşili (ICG) veya metilen mavisi enjeksiyonuyla SLN haritalaması uygulanan 166 hasta retrospektif olarak incelendi. Birincil sonuç ölçütü bilateral SLN saptanmasıydı. Hastalar VKİ'ye göre obezitesi olmayan (<30 kg/m²), sınıf I-II obez (30-39,9 kg/m²) ve sınıf III obez (>=40 kg/m²) olarak gruplandırıldı. Bilateral haritalama başarısızlığı, yaş ve haritalama ajanı için düzeltilmiş lojistik regresyonla değerlendirildi. Sonuçlar: Bilateral haritalama başarısı %74,7, en az bir pelvik tarafta saptama oranı %91,6 idi. Bilateral başarı obezitesi olmayan, sınıf I-II ve sınıf III obez hastalarda sırasıyla %78,7, %76,8 ve %54,5'ti. Çok değişkenli analizde sınıf I-II obezite, obez olmayanlara göre farklılık göstermezken (düzeltilmiş odds oranı [aOR] 1,04; p=0,932), sınıf III obezite bilateral başarısızlıkla ilişkiliydi (aOR 4,25; %95 güven aralığı [GA] 1,39-12,97; p=0,011; genel p=0,026). VKİ <30 ve >=30 kg/m² olarak değerlendirildiğinde anlamlı ilişki saptanmadı (p=0,370). Metilen mavisi, ICG'ye kıyasla bilateral başarısızlık odds'unda yaklaşık beş katlık artışla ilişkiliydi (aOR 5,04; %95 GA 2,28-11,15; p<0,001). ICG kullanılanlarda bilateral başarı VKİ <40 kg/m² grubunda %87,5, sınıf III obezlerde %61,1'di (p=0,012). Tartışma: Bilateral SLN haritalama başarısı sınıf I-II obez hastalarda obez olmayan hastalarla benzer düzeyde kalırken, sınıf III obezitede belirgin biçimde azalmıştır. Bu bulgular, obezitenin yalnızca var/yok biçiminde değil klinik sınıfları temelinde değerlendirilmesini ve haritalama ajanı olarak ICG'nin tercih edilmesini desteklemektedir.