MİNİMAL İNVAZİV VE GELENEKSEL TEKNİKLERİN İNGUİNAL HERNİ TEDAVİSİNDEKİ ROLÜ: RETROSPEKTİF BİR ANALİZ

Metehan AYDIN, Murat AKICI, Murat ÇİLEKAR, Mehlika BİLGİ KIRMACI, Emre BALLI, Sezgin YILMAZ

Kocatepe Tıp Dergisi - 2026;27(3):302-309

Burdur Devlet Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği, Burdur

 

AMAÇ: Kasık fıtığı onarımı, genel cerrahide en sık yapılan cerrahi işlemler arasındadır. Ancak, en iyi cerrahi yöntem konusunda bir fikir birliği yoktur. Bu çalışmanın amacı, açık Lichtenstein onarımı ve laparoskopik transabdominal preperitoneal (TAPP) onarım tekniklerinin etkinliğini, ameliyat süresi, hastanede kalış süresi, maliyet, ameliyat sonrası ağrı ve komplikasyonlar açısından karşılaştırarak değerlendirmektir. GEREÇ VE YÖNTEM: Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hastanesi'nde 1 Ocak 2020 ile 31 Aralık 2022 tarihleri arasında elektif inguinal herni onarımı uygulanan 353 hastanın retrospektif verileri incelenmiştir. Hastalar açık ve laparoskopik cerrahi gruplarına ayrılarak operasyon süreleri, hastanede yatış süreleri, postoperatif komplikasyon oranları ve maliyet analizleri karşılaştırılmıştır. BULGULAR: Toplam 233 hasta laparoskopik TAPP, 120 hasta ise açık Lichtenstein yöntemi ile opere edilmiştir. Çalışma popülasyonunun 322'si (%91,2) erkek, 31'i (%8,7) kadın olup, laparoskopik grup (ortalama yaş: 52,9) açık cerrahi grubuna (ortalama yaş: 59,2) göre anlamlı derecede gençti (p<0.001). İstatistiksel analizde, laparoskopik grupta hastanede kalış süresi ve postoperatif hissizlik oranları açık cerrahi grubu ile karşılaştırıldığında anlamlı derecede daha düşük bulunmuştur (p<0.001). Maliyet analizinde ise, açık cerrahi grubunun daha uygun maliyetli olduğu saptanmıştır (p<0.001). Hematom, seroma, kronik ağrı, skrotal ödem, yara yeri enfeksiyonu, idrar retansiyonu ve nüks açısından ise gruplar arasında anlamlı fark saptanmamıştır (p>0.05). SONUÇ: Laparoskopik TAPP tekniği, Lichtenstein onarımı ile karşılaştırıldığında benzer güvenlik ve etkinlik profili sergilemiştir. Ancak TAPP yöntemi; daha kısa hastanede yatış süresi, minimal invaziv yaklaşım, postoperatif ağrının azlığı, erken işe dönüş ve kontralateral okült hernilerin eş zamanlı onarım avantajları nedeniyle inguinal herni tedavisinde öncelikli tercih edilebilecek bir yöntem olarak öne çıkmaktadır.