Sila SIGIRLI, Didem KARAKAS
Acta Medica Nicomedia - 2026;9(1):1-7
Amaç: Pankreas kanseri, erken metastaz ve kötü prognoz ile karakterize, son derece agresif bir kanser türüdür. MikroRNA'lar (miRNA'lar), gen ekspresyonunu post-transkripsiyonel düzeyde düzenleyen önemli moleküller olup pankreas kanseri progresyonunda rol oynadıkları gösterilmiştir. Bu çalışmada, miR-21-5p, miR-125b-5p ve miR-196a-3p'nin insan PANC-1 pankreas kanseri hücrelerindeki fonksiyonel etkileri değerlendirilmiştir. Bu miRNA'lar, pankreas kanseri ile ilişkili eksozomal miRNA profillemesi yaptığımız bir projede en fazla artış gösteren adaylar arasında yer aldığından, bu çalışmada incelenmek üzere doğrultusunda seçilmiştir. Yöntem: Hedef miRNA'ların ekspresyonu miRNA mimik ve inhibitörleri kullanılarak artırılmış veya baskılanmıştır. Migrasyon ve invazyon analizleri için sırasıyla yara iyileşme ve Matrijel invazyon testleri gerçekleştirilmiştir. Epitelyal -mezenkimal dönüşüm (EMT) ile ilişkili protein ekspresyonları, miRNA'lar ile transfeksiyondan 24 ve 48 saat sonra Western blot yöntemiyle analiz edilmiştir. Bulgular: Kaplan -Meier sağkalım analizleri, miR-21-5p ve miR-196a'nın yüksek ekspresyonunun azalmış genel sağkalım ile ilişkili olduğunu, miR-125b-5p'nin ise prognostik açıdan anlamlı bir ilişki göstermediğini ortaya koymuştur. Fonksiyonel analizler, miR-125b-5p'nin PANC-1 hücre migrasyonunu anlamlı düzeyde modüle ettiğini, miR-21-5p'nin ise hücre migrasyonu üzerinde zamana bağlı etkiler gösterdiğini ortaya koymuştur. Buna karşılık, incelenen miRNA'ların modülasyonu hücre invazyonunda anlamlı değişikliklere yol açmamıştır. EMT belirteçlerinin analizi, erken zaman noktalarında miR-125b-5p ve miR-196a-3p inhibisyonu sonrası N-kaderin ekspresyonunda azalma olduğunu göstermiştir. Sonuç: Sonuç olarak, bu çalışma miRNA'ların pankreas kanseri hücre migrasyonunun düzenlenmesindeki rollerine ilişkin genel bir fonksiyonel bakış açısı sunmaktadır. Bu miRNA'ların pankreas kanseri progresyonundaki rollerinin tam olarak aydınlatılabilmesi için, daha kompleks in vitro sistemler ve in vivo modeller kullanılarak yapılacak ileri çalışmalara ihtiyaç vardır.