Beratiye ÖNER, Medine SERTKAYA
Balkan Sağlık Bilimleri Dergisi - 2025;4(3):122-129
Bu derleme, modern hemşireliğin iki öncüsü Florence Nightingale ve Virginia Henderson'ın hemşirelik felsefelerini karşılaştırmalı olarak ele almaktadır. Florence Nightingale'e göre 19. yüzyılda hemşirelik, hastaların iyileşmelerini destekleyecek en uygun çevresel koşulların sağlanmasına dayanıyordu. Yaşadığı dönemde savaşlar, yoksulluk, salgın hastalıklar ve kötü yaşam koşulları yaygındı. Nightingale, hastalıkların temel nedenlerinin çevresel faktörler olduğunu savunarak temiz hava, yeterli ışık, hijyen, dengeli beslenme, sessizlik ve uygun sıcaklık gibi unsurları iyileşmenin temel ilkeleri olarak tanımladı. Ayrıca, hemşireliğin yalnızca yardımseverliğe değil, eğitime, gözleme ve bilimsel bilgiye dayalı profesyonel bir meslek olması gerektiğini vurguladı. Virginia Henderson ise 20. yüzyılda hemşireliği birey merkezli bir anlayışla yeniden tanımlayarak, bireyin bağımsızlığını ve öz bakım gücünü desteklemeyi amaçlayan bir yaklaşım geliştirdi. Henderson'a göre hemşirelik, bireyin sağlık, iyileşme veya huzurlu bir ölüm sürecinde ihtiyaçlarını karşılamasına yardım etmektir. Sağlık hizmetini bir ekip çalışması olarak gören Henderson, tüm sağlık profesyonellerinin eşit söz hakkına sahip olduğu bütüncül bir bakım anlayışını savunmuştur. Her iki hemşirelik lideri de bilimsel gözlem, istatistiksel analiz ve sistematik düşünmeye verdikleri önemle modern hemşireliğin bilimsel temellerini atmışlardır. Nightingale'in çevresel yaklaşımı ile Henderson'ın birey merkezli modeli, çağdaş hemşirelik eğitimi ve klinik uygulamalarında birbirini tamamlayan iki paradigma olarak değerlendirilmektedir. Bu yönüyle her iki düşünür de hemşirelik mesleğinin profesyonelleşmesi, bakım kalitesinin artırılması ve bilimsel temellerinin güçlendirilmesine kalıcı katkılar sağlamıştır.