Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

MONOSİT DAĞILIM GENİŞLİĞİNİN; AKUT KOMPLİKE APENDİSİT OLGULARINDA ERKEN TANI MARKERI OLARAK KULLANILABİLİNİR Mİ? ÖN ÇALIŞMA

KORAY KOŞMAZ, ABDULLAH DURHAN, ABDULLAH ŞENLİKCİ, MARLEN SÜLEYMAN, CAN ERSAK, ENDER ERGÜDER, YUSUF MURAT BAG, MEHMET ŞENEŞ, MEVLÜT RECEP PEKCİCİ

Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıp Dergisi - 2021;54(3):424-428

SBÜ Ankara Training and Research Hospital,General Surgery Clinic, Ankara, Turkey

 

AMAÇ: Bu çalışmanın amacı, apandisit (AA) tanısında ve ayrıca basit apandisit (SA) ile komplike apandisit (CA) arasında ayırıcı tanıda monosit dağılım genişliğinin etkinliğini araştırmaktı. GEREÇ VE YÖNTEM : Bu çalışma, apandektomi yapılan 107 erişkin hastanın verileri kullanılarak gerçekleştirildi. Demografik detaylar, preoperatif beyaz kan hücresi (WBC) sayısı, immatür granülosit sayısı (IG) ve yüzdesi ( IG % ), monosit dağılım genişliği ( MDW ), nötrofil-lenfosit oranı (NLR) ve patoloji sonuçları geriye dönük olarak değerlendirildi. Hastalar patoloji raporlarına göre AA ve normal apendiks (NA) olarak gruplandı ve AA olguları intraoperatif bulgulara göre SA ve CA gruplarına ayrıldı. BULGULAR: Akut apandisit ile normal apandisit olgularını birbirinden ayırt etmede WBC, IG, IG%, NLR ve MDW değerleri istatiksel olarak anlamlı bulundu (p < 0.05 ). Bu parametreler içerisinde AA tanısı için en güçlü parametre ise NLR olduğu görüldü (sensitivitesi : 76%, spesifite : 89%, p < 0.001). Komplike apandisit olgularının tanısında ise IG değeri istatiksel olarak anlamlı bulundu( p < 0.05) SONUÇ: MDW, AA tanısında hızlı, güvenilir ve kolay ulaşılabilir bir parametredir. Ancak SA ile CA ayrımın da MDW değerleri CA olgularında yükseldiği görülse de istatiksel olarak anlamlı bulunmadı. Daha net bir değerlendirme için daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç vardır.