Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

MULTİPARAMETRİK PROSTAT MRG'DA PI-RADS 3 LEZYONU OLAN HASTALARI N TRUS BİYOPSİ İLE PROSTAT KAN SERİ ÇIKMA ORANI NASILDIR?

Ertuğrul YÜLEK, Karahan DÖNMEZ, Muhammet Halil DAĞAŞAN, Mahmut ÇINAR, Anıl EKER, Serkan YARIMOĞLU, Murat ŞAHAN, Bülent GÜNLÜSOY, İbrahim Halil BOZKURT, Tansu DEĞİRMENCİ

İzmir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıp Dergisi - 2025;29(4):346-351

Sağlık Bilimleri Ünv. İzmir Tıp Fakültesi İzmir Şehir Hastanesi, Üroloji Anabilim Dalı, İzmir

 

Giriş: Prostat kanseri, erkeklerde en sık görülen malign neoplazilerden biridir ve tanıda multiparametrik manyetik rezonans görüntüleme (mpMRG) giderek daha yaygın kullanılmaktadır. mpMRG bulgularının PI-RADS (Prostate Imaging Reporting and Data System) sistemi ile standartlaştırılması, klinik değerlendirmeyi kolaylaştırmakla birlikte özellikle PI-RADS 3 lezyonlar, belirsiz malignite potansiyeli nedeniyle yönetimi en tartışmalı gruplardan birini oluşturmaktadır. Literatürde PI-RADS 3 hastalarda prostat kanseri ve klinik olarak anlamlı prostat kanseri saptanma oranlarının geniş aralıklarda bildirilmesi, bu grupta biyopsi kararını zorlaştırmakta ve klinisyenleri temkinli davranmaya yöneltmektedir. Bu nedenle PI-RADS 3 lezyonu bulunan hastalarda biyopsi ile kanser görülme oranının belirlenmesi, ayrıca kanser tespit edilen olgularda klinik anlamlı prostat kanserinin ortaya konulması ve kanser çıkmayan hastalarla karşılaştırıldığında hangi belirleyicilerin ön plana çıktığının araştırılması klinik açıdan önem taşımaktadır. Gereç ve Yöntem: Etik kurul izinlerinden sonra 2025 Ocak-Ağustos ayları arasında İzmir Şehir Hastanesi Üroloji Kliniği'nde transrektal ultrason (TRUS) eşliğinde prostat biyopsisi uygulanan toplam 568 hasta retrospektif olarak incelendi. Bu hastalar arasından multiparametrik prostat manyetik rezonans görüntülemesinde (mpMRI) yalnızca PI-RADS 3 lezyonu saptanan 150 hasta çalışma popülasyonunu oluşturdu. Dahil edilen tüm hastaların yaş, serum prostat spesifik antijen (PSA) düzeyi, prostat volümü (PV), PSA dansitesi, mpMRI'de lezyon sayısı, lezyon boyutu, lezyonun yerleşim zonu, rektal tuşe bulgusu ve biyopsi sonucu kaydedilerek malignite açısından değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 150 hastanın yaş ortalaması 64,59+/-6,11 yıl, PSA ortalaması 8,97+/-7,82 ng/mL, prostat volümü 74,7+/-41,83 mL ve PSA dansitesi 0,13+/-0,11 idi. mpMRI'da ortalama lezyon sayısı 1,4+/-0,62 ve lezyon boyutu 10,18+/-4,28 mm olup, lezyonlar 52 hastada (%34,7) sağ, 61 hastada (%40,7) sol ve 37 hastada (%24,7) bilateral yerleşimliydi. Rektal tuşede 140 hastada (%93,3) benign, 10 hastada (%6,7) malign bulgu saptandı. TRUS biyopsi sonucunda 29 hastada (%19,3) prostat kanseri tespit edilirken, 121 hastada (%80,7) malignite izlenmedi. Malignite saptanan ve saptanmayan gruplar karşılaştırıldığında yaş ve PSA düzeylerinde anlamlı fark görülmedi (p=0,731 ve p=0,940), ancak prostat volümü düşük (p=0,005) ve PSA dansitesi yüksek (p=0,008) olan hastalarda kanser oranı daha yüksekti. Lezyon sayısı, boyutu ve lokalizasyonu açısından gruplar arasında anlamlı fark bulunmadı. Kanser saptanan olgularda Gleason skoru 24 hastada 3+3, 4 hastada 3+4 ve 1 hastada 4+3 olup pozitif kor sayısı ortalama 2 (1-13) idi. Sonuç: MpMRI'da PI-RADS 3 lezyonu saptanan hastalarda prostat biyopsisi sonucunda malignite oranı %19,3 olarak bulunmuş olup, bu olguların büyük çoğunluğunda Gleason 3+3 düzeyinde düşük dereceli tümör izlenmiştir. Klinik anlamlı kanser oranının düşük seyretmesi, bu grupta biyopsi gerekliliğinin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini düşündürmektedir. Malignite ile ilişkili belirleyiciler incelendiğinde, prostat volümünün düşük ve PSA dansitesinin yüksek olmasının anlamlı fark oluşturduğu görülmüş, buna karşın lezyon boyutu, sayısı ve MR lokalizasyonunun belirleyici olmadığı saptanmıştır. Bu sonuçlar, PI-RADS 3 hastalarda biyopsi kararının PSA dansitesi ve prostat hacmi gibi ek parametrelerle desteklenmesinin klinik açıdan daha rasyonel olabileceğini düşündürmektedir.