CEMALETTİN ERTEKİN
Yoğun Bakım Dergisi - 2002;2(2):77-87
Avrupa'da trafik kazalarında birinciliği elinde tutan, şiddet olayları ve toplu felaketlerin artarak sürdüğü ülkemizde, travmaya maruz kalan hasta sayısı giderek artmaktadır. Travma 0-40 yaş grubu insanlarda 1., 45 yaş ve üzeri insanlarda ise 4. sırada ölüm nedenidir. Bu nedenle travma bakım sistemlerinin ve travma eğitiminin ulusal düzeyde organizasyonu artık kaçınılmaz hale gelmiştir. Travma ve acil cerrahi, travmayla sık karşılaşan ancak buna rağmen ölüm ve sakat kalma oranları düşük olan gelişmiş ülkelerdeki gibi değişik branşlardaki cerrahların ikinci işi ya da angaryası konumundan çıkarılarak, bu konuda ihtisaslaşmış ve travmayı kendine ilk ve tek iş olarak kabul etmiş travma ve acil cerrahi uzmanları tarafından koordine edilmelidir. Multipl travmadan söz edebilmek için travmanın baş-boyun, göğüs, karın ve ekstremiteler olarak kabaca 4 bölüme ayrılan insan vücudunda, en az 2 bölgeyi etkilemesi gerekir. Eğer birden fazla büyük uzun kemik kırığı meydana gelmiş ise yine multipl travma söz konusudur. Travmalı hastada morbidite ve mortaliteyi belirleyen temel etkenlerin başında, yaralanmadan sonraki birkaç dakika içinde yapılan işlemler gelir. Genel yaklaşım hastane öncesi ve hastane dönemi olarak 2 ana bölümde incelenebilir. Hastane öncesi dönem olay yerinde yapılması gerekenler, hastane ile haberleşme ve bilgi alışverişi, travma ile ilgili ayrıntılı anamnez, en uygun araç ile en hızlı bir şekilde transport ve triaj işlemlerini içerir. Hastanedeki yaklaşım ise ilk değerlendirme, resüsitasyon, ikinci değerlendirme, tedavi veya transfer dönemlerinden oluşur. Travma hastalarında ilk değerlendirme çok önemlidir. Bu değerlendirmede yapılması gereken işlemler İngilizce karşılıklarının ilk harflerinden oluşan (ABCDE) bir sıralama ile belirlenmiştir. Bu işlemler "Airway": Havayolunun sağlanması,"Breathing": Solunum ve ventilasyon, "Circulation": Dolaşım ve kanama kontrolü, "Disability": Nörolojik durum, "Exposure": Elbiselerin çıkartılarak tüm vücudun inspeksiyonudur.