Abidin TÜZÜN, İlhan TAŞ
Ulusal Travma ve Acil Cerrahi Dergisi - 2026;32(6):661-666
AMAÇ: Düdüklü tencere patlamalarına bağlı yanıklar, ev içi kullanım sırasında meydana gelen, önlenebilir nitelikte fakat tıbbi literatürde yeterince yer almayan ciddi yaralanmalardır. Bu çalışma, bu tür yaralanmaların klinik ve demografik özelliklerini, tedavi süreçlerini ve sonuçlarını incelemeyi amaçlamaktadır. GEREÇ VE YÖNTEM: Bu retrospektif çalışmada, 2016 ile 2024 yılları arasında üçüncü basamak bir yanık merkezine düdüklü tencere kaynaklı yanık nedeniyle başvuran hastaların tıbbi kayıtları incelendi. Veriler arasında demografik özellikler, yanık yeri ve derinliği, toplam vücut yüzey alanı (TBSA), hastaneye başvuru süresi, tedavi yöntemleri ve klinik sonuçlar yer aldı. BULGULAR: Çalışmaya toplam 41 hasta dahil edildi. Hastaların büyük çoğunluğu kadındı (%97.6) ve yaş ortalaması 36.2+/-13.5 yıldı. Yanıkların çoğu ikinci dereceydi (%92.7). En sık etkilenen bölgeler baş-boyun (%65.9) ve ön göğüs bölgesiydi (%61). Hastaların %29,3'üne eskarektomi uygulandı, %2.4'üne deri grefti yapıldı. Gecikmeli başvuru, cerrahi müdahale gereksiniminde anlamlı artışla ilişkiliydi (p=0.001). SONUÇ: Düdüklü tencere yanıkları ağırlıklı olarak kadınları etkilemekte ve çoğunlukla kozmetik ve fonksiyonel açıdan önemli anatomik bölgelerde meydana gelmektedir. Yanıkların yüzey alanı genellikle sınırlı olsa da, derinlikleri ve yerleşimleri ciddi sonuçlara neden olabilmektedir. Bu durum, halkın düdüklü tencere kullanımı konusunda bilinçlendirilmesi gerektiğini ve olası komplikasyonları azaltmak adına erken medikal müdahalenin önemini ortaya koymaktadır. Bu bulgular, ev içi kazaların ciddiyetine dikkat çekmekte ve koruyucu halk sağlığı önlemlerinin gerekliliğini vurgulamaktadır.