Ali MERT, Abdurrahman KAYA
Mikrobiyoloji Bülteni - 2026;60(1):81-85
Abdominal tüberküloz, en sık ileoçekal bölgeyi tutan ve özgül olmayan klinik belirtileri nedeniyle kolorektal kanser veya enflamatuvar bağırsak hastalıklarını taklit edebilen bir ekstrapulmoner tüberküloz formudur. En yaygın etken Mycobacterium tuberculosis olmakla birlikte, nadir görülen zoonotik türlerden Mycobacterium caprae de insanlarda hastalık etkeni olarak karşımıza çıkabilmektedir. Bu olgu raporunda, bağışıklık sistemi sağlam olan 46 yaşındaki bir kadında gelişen, M.caprae'nin etken olduğu nadir bir çekum tüberküloz olgusu sunulmuştur. Hastada iki yıldır süren kronik karın ağrısı, ishal ve kilo kaybı mevcut olup radyolojik görüntüleme ile ileoçekal kalınlaşma saptanmış; kolonoskopide malignite şüphesi uyandıran ülserovejetatif kitle görülmüştür. Biyopsi materyalinde granülomatöz enflamasyon ve aside dirençli basiller izlenmiş, moleküler yöntemle M.caprae tanısı doğrulanmıştır. Hastaya izoniazid, rifampisin, pirazinamid ve etambutol içeren standart anti-tüberküloz tedavisi başlanmış ancak tedavi sürecinde bağırsak lümeninde gelişen darlık nedeniyle cerrahi müdahale gerekmiştir. M.caprae enfeksiyonları oldukça nadir olup, çoğunlukla enfekte hayvanlarla temas veya pastörize edilmemiş süt ürünleriyle ilişkilidir. Bu olguda herhangi bir temas öyküsü saptanmamıştır. Bu olgu raporunda, gastrointestinal sistemde nadir görülen zoonotik patojenlere dikkat çekilmekte ve bağışıklık sistemi sağlam hastalarda da mikobakteriyel enfeksiyonların akılda tutulması gerektiği vurgulanmaktadır. Tanıda moleküler doğrulama büyük önem taşımakta olup, tedavi sonrasında gelişebilecek komplikasyonlar açısından yakın izlem gereklidir. Bu olgu, literatürde M.caprae kaynaklı çekum tüberkülozuna ilişkin bildirilen nadir vakalardan biridir. Bildiğimiz kadarıyla, benzer olgulara ilişkin yayın sayısı son derece nadirdir.