NAZAL SEPTUM DEVİASYONU TORAKOABDOMİNAL DİYAFRAMI ETKİLEYEBİLİR Mİ? ULTROSONOGRAFİK ÇALIŞMA

HİLAL IRMAK SAPMAZ, ELİF KAYA ÇELİK, SAKİNE SARMAN, GÜLÇİN UYSAL, ZAFER ÖZMEN, CEYHUN AKSAKAL, FATMA KÖKCÜ

Praxis of Otorhinolaryngology - 2025;13(2):89-95

1Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı, Tokat, Türkiye

 

AMAÇ: Bu çalışmada solunum güçlüğüne neden olan nazal septum deviasyonu (NSD)’nun torakoabdominal diyafram (TAD) üzerine etkisi değerlendirildi. YÖNTEMLER: Bu prospektif çalışma Aralık 2022 - Ocak 2024 tarihleri arasında yürütüldü. Nazal septum deviasyonlu 51 hastanın (45 erkek, 6 kadın; ort. yaş 25.7±9.5 yıl; dağılım, 19-51 yıl) ve 51 sağlıklı kontrolün (44 erkek, 7 kadın; ort. yaş: 28.5±5.2 yıl; dağılım, 19-47 yıl) TAD kalınlığı ultrasonografik olarak değerlendirildi. Torakoabdominal diyafram kalınlığı göğüs duvarında sağ ve sol tarafta ön aksiller çizgiden ölçüldü. BULGULAR: Kontrol grubu ile karşılaştırıldığında, NSD grubundaki bireylerin boy ortalaması daha yüksek, kilo ortalaması ve vücut kitle indeksi ise daha düşüktü (p<0.05). Deviasyonlu bireylerin %88’i erkekti. Hem inspirasyon hem de ekspirasyon sonunda ölçülen TAD kalınlığı NSD grubunda daha yüksekti (p<0.001). Ancak, TAD’nin interfaz değişiminin miktarı ve yüzdesi NSD grubunda kontrol grubundan daha düşüktü (p<0.001). SONUÇ: Nazal septum deviasyonu insidansı uzun, zayıf, genç erkeklerde yüksektir. Solunum sıkıntısının üstesinden gelmek için daha güçlü kasılan diyafram kaslarının hipertrofisi nedeniyle TAD’nin NSD grubunda kontrol grubuna kıyasla daha kalın olduğu görüşündeyiz.