NAZOFARENKS KARSİNOMUNDA ROSENMÜLLER FOSSA TİPLERİNİN BT İLE DEĞERLENDİRİLMESİ: RETROSPEKTİF BİR ÇALIŞMA

Rıdvan KILIÇ, Sema KAYA

Necmettin Erbakan University Dental Journal - 2026;8(2):217-226

Van Yuzuncu Yıl University, Faculty of Medicine, Department of Ear, Nose, and Throat (ENT), Van, Türkiye

 

Amaç: Bu çalışma, etiyolojik bir yatkınlığı araştırmaktan ziyade, bilgisayarlı tomografi (BT) görüntüleme kullanarak nazofarenks karsinomlu (NPC) hastalarda Rosenmüller fossasının (RF) morfolojik varyasyonlarını karakterize etmeyi ve hastalığın varlığıyla ilişkili radyolojik paternleri tanımlamayı amaçlamıştır. Gereç ve Yöntemler: Histopatolojik olarak doğrulanmış 74 NPC vakasına ve yaş-cinsiyet açısından eşleştirilmiş NPC olmayan 74 kontrole ait BT görüntüleri geriye dönük (retrospektif) olarak değerlendirildi. Gözlemci yanlığını en aza indirmek için RF tipleri, körlenmiş iki gözlemci tarafından sınıflandırıldı. İstatistiksel analizler, küçük örneklem boyutlarına sahip kategorik değişkenler için Fisher-Freeman-Halton testi ve Wilcoxon İşaretli Sıralar testi kullanılarak yapıldı; anlamlılık düzeyi p < 0.05 olarak belirlendi. Bulgular: NPC hastaları arasında Tip 1 RF (sığ/silinmiş) en yaygın morfolojiydi. Sağ ve sol taraflar arasında RF tiplerinin dağılımında istatistiksel olarak anlamlı bir fark gözlendi (p = 0.038); 'Değerlendirilemeyen' (Tip 4) kategorisi sağ tarafta belirgin şekilde daha sıktı. Cinsiyet açısından, sol tarafta RF tip dağılımında anlamlı bir fark saptanırken (p = 0.03), sağ tarafta anlamlı bir fark gözlenmedi (p > 0.05). Kontrol grubu ile yapılan karşılaştırmada, RF tip dağılımının hem sağ hem de sol tarafta NPC hastaları ile yaş ve cinsiyet açısından eşleştirilmiş kontroller arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklı olduğu belirlendi (her iki taraf için p < 0.001). Sonuç: NPC hastalarında spesifik RF morfolojik değişiklikleri, özellikle de obliterasyon sıkça gözlenmiş olsa da, bunlar muhtemelen doğumsal risk faktörlerinden ziyade tümör infiltrasyonuna bağlı ikincil değişiklikleri temsil etmektedir. Yine de, bu paternlerin BT'de tanınması tanısal doğruluk için hayati önem taşımaktadır. Radyologlar ve klinisyenler, erken sevk ve teşhis için kilit bir gösterge olarak RF asimetrisine karşı dikkatli olmalıdır.