Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

NEEDS FOR CLINICAL REASONING ASSESSMENT METHODS AND AUTOMATIC QUESTION GENERATION: AN INTERNATIONAL SURVEY

Yavuz Selim Kıyak, Steven Durning, Sören Huwendiek, Felicitas L. Wagner, Andrzej A. Kononowicz

Tıp Eğitimi Dünyası - 2025;24(74):73-84

Department of Medical Education and Informatics, Faculty of Medicine, Gazi University, Ankara, Turkiye

 

Amaç: Yazılı ölçme-değerlendirme yöntemleri, klinik akıl yürütmenin mezuniyet öncesi sağlık meslekleri eğitim programlarında değerlendirilmesinde yaygın olarak kullanılmaktadır, ancak kullanılan spesifik yaklaşımlar ve eğiticilerin ihtiyaçları hakkında çok az şey bilinmektedir. Özellikle yapay zeka tabanlı otomatik soru üretimi verimlilik açısından umut verici kazanımlar sunsa da, klinik akıl yürütme becerisinin değerlendirilmesinde ne ölçüde uygulandığı belirsizliğini korumaktadır. Bu çalışmanın amacı, mezuniyet öncesi dönem sağlık meslekleri eğitiminde yazılı klinik akıl yürütme değerlendirme yöntemleri ve otomatik soru üretimine yönelik ihtiyaçların belirlenmesidir. Yöntem: Şubat-Haziran 2024 tarihleri arasında uluslararası, web tabanlı bir anket çalışması gerçekleştirildi. Katılımcılar, programlarında yazılı değerlendirme yöntemleri hakkında bilgi sahibi olan sağlık meslekleri eğiticileriydi. Anket; mevcut uygulamalar, algılanan önem, karşılaşılan engeller ve yazılı klinik akıl yürütme değerlendirme yöntemleri ile otomatik soru üretimine ilişkin ihtiyaçları kapsıyordu. Elde edilen verilerin analizinde parametrik ve parametrik olmayan istatistiksel testler kullanıldı. Bulgular: 33 ülkeden 51 program çalışmaya katıldı. Çoktan seçmeli sorular (ÇSS), eğitim programlarında kullanılan en yaygın (%100'ünde) yöntemdi. Kısa yanıtlı sorular hem biçimlendirici hem de karar verdirici değerlendirmede en önemli yöntem olarak algılanmaktaydı. Yazılı değerlendirme yöntemlerinin kullanımında başlıca engeller, bilgi eksikliği (%81,6) ve zaman yetersizliğiydi (%79,6). En sık değerlendirilen klinik akıl yürütme bileşenleri "ayırıcı tanı" ve "yönetim ve tedavi" iken, etik boyutlar, hasta bakış açısı ve disiplinlerarası iş birliği en az değerlendirilen bileşenlerdi. Programların yalnızca %58,1'i öğrencilere ÇSS sonuçlarına ilişkin geri bildirim sağlamakta olup, bu geri bildirimlerin ayrıntı düzeyi değişkendi. Hem şablon tabanlı hem de şablon dışı (yapay zekâ tabanlı) otomatik soru üretim yöntemlerine ilişkin farkındalık ve kullanım düzeyi düşüktü. Eğiticiler, değerlendirme yöntemleri ve otomatik soru üretimi konusunda eğitimlere katılmaya istekli olduklarını belirttiler. Sonuç: Çoktan seçmeli sorular yaygın bir şekilde kullanılmakla birlikte, kısa yanıtlı sorular gibi diğer yöntemlerin önemi de eğiticilerce kabul görmektedir. Farklı değerlendirme yöntemlerinden yararlanmada önemli engeller mevcuttur. Tıp fakültelerinde değerlendirme uygulamalarının etkinliğini artırmak için eğitici eğitimi ve otomatik soru üretimi gibi yenilikçi çözümler konusunda daha fazla farkındalık yaratılması gerektiği açıktır.