Emre LEVENTOGLU, Mustafa SORAN, Ummugulsum CAN
Medeniyet Medical Journal - 2025;40(4):262-268
Amaç: İdiyopatik nefrotik sendrom (NS), yaygın bir pediatrik glomerüler bozukluktur. Podosit hasarı, patofizyolojisinde önemli bir rol oynar. Podositlerde eksprese edilen başlıca sialoglikoprotein olan podokalsin, glomerüler hastalıkları olan hastaların idrar örneklerinde yüksek seviyelerde bulunmuştur. Ancak, serumdaki potansiyel rolü ve NS'de steroid yanıtıyla ilişkisi henüz araştırılmamıştır. Yöntemler: Bu gözlemsel çalışmaya, NS tanısı konmuş 17 çocuk ve böbrek patolojisi olmayan yaşıtları kontrol grubu olarak dahil edilmiştir. Serum podokalsin düzeyleri, tanı sırasında enzim bağlantılı immünosorbent analiz kullanılarak ölçülmüştür. Hastalar standart kortikosteroid tedavisi (4 hafta boyunca 2 mg/kg/gün) almış, ardından doz kademeli olarak azaltılmıştır. Klinik yanıtlara göre, hastalar steroid duyarlı veya steroid bağımlı NS (SDNS) olarak sınıflandırılmıştır. Serum podokalsin düzeyleri, hastalar ve kontrol grubu arasında ve tedavi yanıtına göre alt gruplar arasında karşılaştırıldı. Bulgular: Sonuçlar, NS'de kontrol grubuna kıyasla serum podokalsin düzeylerinin anlamlı olarak daha yüksek olduğunu ortaya koydu [1,87 ng/dL çeyrekler arası aralık (IQR: 0,87) vs. 1,54 ng/dL (IQR: 0,29), p=0,031]. Tüm hastalar başlangıçta kortikosteroidlerle remisyon elde etmişlerdir; ancak 6'sı (%35,2) SDNS geliştirmiştir. Bunların 4'ü kalsinörin inhibitörlerine yanıt verirken, 2'si remisyon elde etmek için rituksimaba ihtiyaç duymuştur. Mevcut sonuçlar serum podokaliksin seviyesinin steroid yanıtını veya hastalık seyrini tahmin etmek için yeterli öngörüye sahip olmadığını göstermiştir. Ayrıca, podokalsin düzeyleri ile diğer laboratuvar parametreleri arasında anlamlı bir korelasyon bulunmamaktadır. Sonuçlar: Serum podokalsin düzeyleri pediatrik NS'de yüksektir ve podosit hasarının derecesini yansıtabilir. Ancak, mevcut bulgular serum podokaliksin düzeylerinin hastalığın ciddiyetini veya steroid yanıtını tahmin etmek için yetersiz olduğunu göstermektedir. Daha büyük kohortlarla daha fazla çalışma yapılması gerekmektedir.