Sibel LAÇİNEL GÜRLEVİK, Samet BENLİ, Gül Özlem YALÇIN, Fatma COŞKUN
Çocuk Enfeksiyon Dergisi - 2026;20(1):1-8
Giriş: Staphylococcus aureus kan dolaşımı enfeksiyonları, yenidoğanlarda önemli bir morbidite ve mortalite nedenidir. Yenidoğan S. aureus sepsisinin klinik spektrumu ve direnç profilleri, özellikle erken başlangıçlı vakalarda ve metisiline dirençli suşların neden olduğu enfeksiyonlarda, sınırlı şekilde tanımlanmıştır. Bu çalışmada, kültürle kanıtlanmış yenidoğan S. aureus sepsisinin klinik özelliklerini, antimikrobiyal direnç paternlerini ve sonuçlarını değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntemler: Bu çalışma, üçüncü basamak bir yenidoğan yoğun bakım ünitesinde, 1 Ocak 2018-31 Aralık 2024 tarihleri arasında S. aureus sepsisi tanısı almış yenidoğanların dahil edildiği retrospektif, tek merkezli, olgu-kontrol çalışmasıdır. Bulgular: Staphylococcus aureus sepsisi olan 53 olgunun %50.9'u EBS, %62.3'ü MRSA idi. Vakaların %90.6'sı toplum kökenliydi ve bunların çoğunda MRSA üremesi vardı. Yenidoğanların %26.4'ünde kutanöz bulgular saptandı. Metisilin dirençli S. aureus enfeksiyonu olan bebeklerde, MSSA olgularına göre toplam parenteral nutrisyon süresi anlamlı şekilde daha uzundu (p= 0.048). Tüm izolatlar vankomisin ve linezolide duyarlıydı; %26.4'ü klindamisin ve tetrasikline dirençliydi. Vakaların %49.1'inde septik şok gelişti ve bir enfeksiyon ilişkili ölüm (%1.8) meydana geldi. Çalışma süresi boyunca MRSA sıklığında artış eğilimi gözlendi. Sonuç: Yenidoğan S. aureus sepsisi, özellikle MRSA kaynaklı vakalar, önemli bir klinik sorun olmaya devam etmektedir ve ciddi morbidite ile ilişkilidir. Toplum kökenli enfeksiyonların baskınlığı ve artan direnç oranları, özellikle erken başlangıçlı olgularda, dikkatli sürveyans ve ampirik tedavi stratejilerinin optimize edilmesi gerekliliğini vurgulamaktadır.