Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

NİVOLUMAB İLE TEDAVİ EDİLEN İLERİ EVRE KÜÇÜK HÜCRELİ DIŞI AKCİĞER KANSERİNDE TEDAVİ SIRASINDAKİ DNLR VE METASTATİK YÜK SAĞKALIMI ÖNGÖRÜR

Tolga DOGAN, Semra TAS, Talotha GUCLU KANTAR, Emre ISPIR, Emre HAFIZOGLU, Melek OZDEMIR, Ferda BIR, Burcu YAPAR TASKOYLU, Atike GOKCEN DEMIRAY, Arzu YAREN, Gamze GOKOZ DOGU

Turkish Journal of Clinics and Laboratory - 2026;2026(1):1849630-1849630

Department of Medical Oncology, Denizli State Hospital, Denizli

 

Amaç: İleri evre küçük hücreli dışı akciğer kanserinde (KHDAK) immün kontrol noktası inhibitörleri ile sağkalım avantajı elde edilmesine rağmen, sonuçlar heterojen kalmaktadır. PD-L1 ekspresyonu yerleşik bir biyobelirteç olsa da, tedavi sırasındaki sistemik inflamatuar dinamiklerin prognostik önemi ve immünoterapi alan hastalarda Endotel Aktivasyon ve Stres İndeksi (EASIX) gibi endotel stres tabanlı indekslerin kullanımı hakkında daha az bilgi mevcuttur. Gereç ve Yöntemler: Nivolumab ile tedavi edilen ileri evre KHDAK'lı hastalar retrospektif olarak değerlendirildi. PD-L1 ekspresyonu, metastatik yük, bazal inflamatuar parametreler ve bazal EASIX kaydedildi. 3. aydaki türetilmiş nötrofil-lenfosit oranı (dNLR) ve NLR'deki boylamsal değişimler (DeltaNLR) dahil olmak üzere tedavi sırasındaki inflamatuar belirteçler analiz edildi. Genel sağkalım (OS) ve progresyonsuz sağkalım (PFS), Kaplan-Meier ve Cox regresyon modelleri kullanılarak değerlendirildi. Zaman bağımlı yanlılığı önlemek amacıyla 3. ay landmark (sınır değer) analizleri yapıldı. Bulgular: Çalışmaya 81 hasta dahil edildi. Yüksek PD-L1 ekspresyonu (>=%50), OS'de anlamlı iyileşme ile ilişkili bulundu ancak PFS için bağımsız prognostik önemini korunmadı. Özellikle dört veya daha fazla metastatik organ tutulumu başta olmak üzere yüksek metastatik yük, daha kötü OS ile ilişkilendirildi. Landmark düzeltmeli analizlerde, 3. aydaki dNLR hem OS hem de PFS ile bağımsız olarak ilişkili bulunurken; DeltaNLR'nin OS ile ilişkili olması, tedavi sırasındaki olumlu immün-inflamatuar değişikliklerin sağkalım iyileşmesiyle korele olduğunu gösterdi. Bazal EASIX skorunun ise OS veya PFS ile ilişkisi saptanmadı. Sonuç: Nivolumab alan ileri evre KHDAK'de sağkalım sonuçları; temel olarak tümör biyolojisi, hastalık yükü ve tedavi sırasında gelişen immün-inflamatuar dinamikler tarafından yönlendirilmektedir. Tedavi sırasındaki inflamatuar belirteçler, özellikle dNLR ve DeltaNLR, bazal indekslerden daha klinik olarak ilgili prognostik bilgiler sağlarken; bazal EASIX'in bu ortamda sınırlı kullanışlılığa sahip olduğu görülmektedir. Bu bulgular, immünoterapide biyobelirteç temelli risk sınıflamasında tedaviye özgü ve zamana bağımlı bir yaklaşımı desteklemektedir.