Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

NİVOLUMAB İLE TEDAVİ EDİLEN METASTATİK RENAL HÜCRELİ KARSİNOM HASTALARINDA MODİFİYE GLASGOW PROGNOSTİK SKORUNUN PROGNOSTİK ROLÜ: TEK MERKEZLİ DENEYİM

Oğuzhan YILDIZ, Melek KARAKURT ERYILMAZ, Ali Fuat GÜRBÜZ, Talat AYKUT, Bahattin Engin KAYA, Ömer GENÇ, Mehmet Zahid KOÇAK, Murat ARAZ, Mehmet ARTAÇ

Genel Tıp Dergisi - 2026;36(1):1-5

Necmettin Erbakan University School of Medicine, Department of Medical Oncology, Akyokuş, Konya, 42080, Türkiye

 

Amaç: Bu çalışmada, nivolumab monoterapisi ile tedavi edilen metastatik renal hücreli karsinom hastalarında modifiye Glasgow Prognostik Skoru'nun prognostik değerini değerlendirmek amaçlandı. Metod: Şubat 2016 ile Mart 2024 arasında en az bir kür nivolumab tedavisi almış 80 mRCC hastasının verileri tek merkezli retrospektif bir analizle incelendi. Hastalar, tedavi öncesi mGPS değerlerine göre 0, 1 veya 2 olmak üzere üç gruba ayrıldı. Sağkalım analizleri Kaplan-Meier yöntemi ile yapıldı. Bulgular: mGPS 0, 1 ve 2 olan hastalarda medyan progresyonsuz sağkalım (mPFS) sırasıyla 31.3 ay, 6.8 ay ve 4.4 ay olarak bulundu (p = 0.001). Medyan genel sağkalım (mOS), mGPS 0 olanlarda 33.4 ay, mGPS 1 olanlarda 14.1 ay, mGPS 2 olanlarda ise 6.7 ay idi (p = 0.001). mGPS hem PFS hem de OS ile anlamlı şekilde ilişkiliydi. Özellikle mGPS 0 olan hastalarda sağkalım belirgin şekilde daha uzundu. Bu bulgular, sistemik inflamasyon düzeyini yansıtan mGPS ile kötü prognostik özellikler arasında olası bir ilişkiyi işaret etmektedir. mGPS, IMDC (International Metastatic RCC Database Consortium) sınıflamasıyla kısmi bir örtüşme göstermiş olmakla birlikte, inflamatuar belirteçleri içermesi sayesinde ek prognostik ayrım gücü sağlamıştır. Sonuç: mGPS, ICI tedavisi uygulanan mRCC hastalarında sağkalımı öngörmede ve hasta seçiminde destekleyici rol oynayabilecek, basit, objektif ve klinik uygulanabilir bir biyobelirteçtir. Klinik karar süreçlerine entegre edilmesi, bireyselleştirilmiş tedavi stratejilerini güçlendirebilir. Bulguların geçerliliği için daha geniş kohortlarda prospektif çalışmalar gereklidir.