Mustafa YARDIMCI, Ufuk ÜNLÜ, Elif Erdoğdu CEYLAN
Family Practice and Palliative Care - 2026;11(3):158-163
Giriş: İnsülin direnci, tip 2 diyabet ve ilişkili endokrin hastalıkların gelişiminde rol oynayan erken bir metabolik anormalliktir. Obeziteyi değerlendirmek için klinik pratikte basit antropometrik ölçümler yaygın olarak kullanılmaktadır; ancak bu ölçümlerin insülin direnci (IR) belirteçleri ile ilişkili göreceli performansı halen belirsizdir. BMI'ın klinik pratikte yaygın kullanımına rağmen visseral ve subkutan yağ dağılımını ayırt edememesi, metabolik riski yansıtma doğruluğunu sınırlayabilir. WHR ve BFP, santral adipositenin alternatif göstergeleri olarak önerilmiş olsa da, insülin direncini öngörmedeki göreceli performanslarına ilişkin karşılaştırmalı kanıtlar farklı popülasyonlarda tutarsızdır. Bu çalışma, bir obezite polikliniğine başvuran yetişkinlerde vücut kitle indeksi (BMI), bel-kalça oranı (WHR) ve vücut yağ yüzdesinin (BFP) açlık plazma glukozu ve HOMA-IR ile ilişkisini değerlendirmeyi amaçlamıştır. Yöntem: Bu kesitsel çalışmada, obezite polikliniğine başvuran ve oral antidiyabetik ilaç kullanmayan yetişkin hastalar dahil edilmiştir. Uygun bulunan 1.135 hastanın 444'ü dahil edilme kriterlerini karşılayarak nihai analize alınmıştır. Önceden örneklem büyüklüğü veya güç analizi yapılmamış olup, çalışma süresi içinde tüm uygun hastalar dahil edilmiştir. Antropometrik ölçümler (BMI, WHR, BFP) elde edilmiştir. Açlık plazma glukozu ve HOMA-IR, açlık insülin ve glukoz düzeylerinden hesaplanmıştır. İlişkilerin değerlendirilmesi için korelasyon analizleri ve çok değişkenli regresyon modelleri kullanılmıştır. Antropometrik indekslerin IR için ayırt edici performansını değerlendirmek amacıyla ROC eğrisi analizi yapılmıştır. Bulgular: Toplam 444 katılımcı çalışmaya dahil edilmiştir. Çalışma popülasyonunun büyük çoğunluğu kadınlardan oluşmaktadır (%90'dan fazla); bu durum bulguların yorumlanmasında dikkate alınmalıdır. WHR, BMI ve BFP'ye kıyasla HOMA-IR ile daha güçlü bir ilişki göstermiştir. Çok değişkenli analizlerde WHR, potansiyel karıştırıcılar için düzeltme yapıldıktan sonra IR ile bağımsız olarak ilişkili bulunmuştur (OR=1.28, %95 GA: 1.08-1.52, p=0.004). ROC analizinde antropometrik indekslerin orta düzeyde ayırt edici güce sahip olduğu görülmüş, WHR en yüksek eğri altı alan (AUC=0.642, %95 GA: 0.589-0.695, p<0.001) değerini göstermiş, bunu BFP (AUC=0.610) ve BMI (AUC=0.585) izlemiştir. Ayırt edici performans erkek katılımcılarda daha belirgin olmakla birlikte (AUC=0.773), alt grup bulguları sınırlı örneklem büyüklüğü nedeniyle dikkatle yorumlanmalıdır. Sonuç: Obezite polikliniğine başvuran yetişkinlerde WHR, BMI ve BFP'ye kıyasla insülin direnci belirteçleri ile daha güçlü ilişkiler göstermiştir. Bu bulgular, santral adiposite ölçümlerinin metabolik risk değerlendirmesinde BMI'a ek klinik bilgi sağlayabileceğini düşündürmektedir. Bu sonuçların doğrulanması ve daha geniş popülasyonlarda klinik yansımalarının netleştirilmesi için ileriye dönük çalışmalara ihtiyaç vardır.