Fatma Zehra AĞAN, Çiğdem CİNDOĞLU, Derya ABUŞKA
Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi - 2025;27(3):386-391
Amaç: Bu çalışma, eutiroid yetişkinlerde vücut kitle indeksi (VKİ) kategorileri arasında serum tiroid uyarıcı hormon (TSH) düzeylerini karşılaştırmayı ve TSH ile viseral yağ derecesi, metabolik yaş, sıvı yüzdesi ve kas kütlesi gibi ayrıntılı vücut kompozisyonu parametreleri arasındaki ilişkileri araştırmayı amaçlamıştır. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif kesitsel çalışma, 2024 yılında bir üniversite hastanesinin iç hastalıkları polikliniğine başvuran 119 ötiroid yetişkini içermektedir. BMI ölçülen boy ve kilo kullanılarak hesaplandı ve zayıf (<18,5 kg/m²), normal kilo (18,5 -24,9 kg/m²), fazla kilo (25 -29,9 kg/m²) ve obez (>=30 kg/m²) olarak sınıflandırıldı. Vücut kompozisyonu parametreleri; viseral yağ derecesi, metabolik yaş, sıvı yüzdesi ve kas kütlesi; Tanita BC-418 biyoelektrik empedans analizörü kullanılarak değerlendirildi. Bulgular: Katılımcıların ortalama yaşı 32,5+/-13,7 idi ve %63,9'u kadındı. Genel ortalama BMI 25,5+/-5,6 kg/m² ve ortalama TSH 1,71+/-0,99 µIU/mL idi. TSH düzeyleri BMI grupları arasında kademeli olarak artmıştır: zayıf grupta 1,25+/-0,48 µIU/mL, normal kilo grubunda 1,49+/-0,70 µIU/mL, 1,91+/-1,11 µIU/mL, obez grupta 2,21+/-1,29 µIU/mL (ANOVAF(3,115)=4,20, p=0,007). Post-hoc analizler, obez bireylerde zayıf (p=0,033) ve normal kilolu katılımcılara (p=0,027) kıyasla anlamlı olarak daha yüksek TSH düzeyleri olduğunu göstermiştir. Spearman korelasyon analizleri, TSH ile viseral yağ derecesi (rho=0,24, p=0,008), metabolik yaş (rho=0,24, p=0,011) ve kas kütlesi (rho=0,18, p=0,047) ile pozitif bir ilişki olduğunu ve sıvı yüzdesi (rho= -0,23, p=0,011) ile negatif bir ilişki olduğunu ortaya koydu. Sonuç: Referans aralığı içindeki yüksek TSH düzeyleri, obezite ve artmış viseral yağlanma, yüksek metabolik yaş, düşük sıvı yüzdesi ve azalmış kas kütlesi gibi olumsuz vücut kompozisyonu parametreleri ile ilişkilidir. Bu bulgular, ötiroid yetişkinlerde TSH düzeylerini yorumlarken vücut kompozisyonunun BMI'nin ötesinde ek bilgiler sağlayabileceğini göstermekte ve ayrıntılı kompozisyon ölçütlerinin metabolik ve endokrin değerlendirmelere dahil edilmesinin potansiyel klinik önemini vurgulamaktadır.