Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

OBSTETRİK ANAL SFİNKTER YARALANMASI OLAN HASTALARDA RİSK FAKTÖRLERİ, CERRAHİ ONARIM TEKNİKLERİ VE POSTOPERATİF SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ: RETROSPEKTİF GÖZLEMSEL BİR ÇALIŞMA

EMRAH DAĞDEVİREN, CAN TERCAN, ALİ SELÇUK YENİOCAK, HAKAN KIRIT, CAFER YELKENCİ, TURAN ARDA DEMİRAĞ, YILDIZ KARADEMİR

Atlas Üniversitesi Tıp ve Sağlık Bilimleri Dergisi - 2025;5(14):204-210

DEPARTMENT OF OBSTETRICS AND GYNECOLOGY, BAŞAKŞEHİR ÇAM AND SAKURA CITY HOSPITAL, İSTANBUL, TÜRKİYE

 

Amaç: Bu çalışmanın amacı, üçüncü ve dördüncü derece obstetrik anal sfinkter yaralanmalarının (OASIS) risk faktörlerini, cerrahi onarım tekniklerini ve postoperatif sonuçlarını değerlendirmektir.Gereç ve Yöntemler: Bu retrospektif gözlemsel çalışma, üçüncü veya dördüncü derece perineal yırtığı nedeniyle primer sfinkteroplasti yapılan 29 hastayı kapsamaktadır. Klinik veriler, elektronik hasta kayıtları ve ameliyat notlarından elde edilmiştir. Perineal yırtık derecesi, uygulanan onarım tekniği (uç uca veya üst üste), sütür materyali ve postoperatif semptomlar analiz edilmiştir. Fonksiyonel sonuçlar Wexner fekal inkontinans skoru ile değerlendirilmiştir.Bulgular: OASIS hastalarının ortalama yaşı 25,6 +/- 5,4 yıl ve ortalama vücut kitle indeksi 27,2 +/- 4,0 kg/m² idi; %69'u primipardı. Ortalama fetal doğum ağırlığı 3424,8 +/- 335,9 g, doğum eylemi 13 hastada (%44,8) başlatılmış ve 19 hastaya (%65,5) epizyotomi uygulanmıştı. En yaygın yırtık tipi %48,3 ile 3B idi. Onarımların %69'unda uç uca teknik kullanıldı; en sık tercih edilen sütür materyali ise Vicryl oldu. Wexner skorları mevcut olan 9 hastanın 3'ünde fekal inkontinans bulunmazken, 2 hastada skor 8 olarak kaydedildi. Onarımların çoğu kadın doğum uzmanları tarafından gerçekleştirildi.Sonuç: Çalışmamızda OASIS hastalarının %69'u primipardı ve vakaların %65,5'ine epizyotomi uygulanmıştı. En sık görülen yırtık tipi 3B olup, onarımların çoğu obstetrisyenler tarafından uç uca teknik ve gecikmeli emilen sütürler kullanılarak yapılmıştı. Fonksiyonel sonuçlar sınırlı olup, daha kapsamlı ve uzun dönem çalışmalara ihtiyaç vardır.