Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

OBSTRÜKTİF UYNU APNESİ HASTALARINDA CİNSİYET TEMELLİ KLİNİK VE POLİSOMNOGRAFİK ÖZELLİKLER: ON YILLIK TEK MERKEZ DENEYİMİ

Burcu Baran, Nur Aleyna Y etkin, Bilal Rabahoğlu, Nuri Tutar

Journal of Anatolian Medical Research - 2025;10(3):67-72

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı

 

Amaç: Obstrüktif uyku apnesi (OUA), uykuda üst havayolunun tekrarlayan daralması veya tıkanması sonucu gelişen ve çok sayıda sistemik hastalıkla ilişkili yaygın bir solunum bozukluğudur. Cinsiyet, OUA'nın epidemiyolojisi, klinik sunumu ve uyku mimarisi üzerinde belirleyici bir faktör olarak tanımlanmaktadır. Bu çalışmada, son on yılda polisomnografi yapılan erişkin hastalarda OUA'nın klinik ve polisomnografik özelliklerinin cinsiyet açısından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Bu retrospektif tanımlayıcı çalışma, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Uyku Bozuklukları Merkezinde 2015-2025 yılları arasında polisomnografi yapılan 545 erişkin hastayı kapsamaktadır. Veriler hasta dosyalarından elde edilerek retrospektif olarak taranmıştır. Cinsiyetle ilgili farklılıkları belirlemek için demografik, klinik ve polisomnografi (PSG) parametreleri analiz edildi. Bulgular: Çalışmaya 346 erkek (%64) ve 199 kadın (%36) toplam 545 hasta dahil edilmiştir. Kadınlarda yaş ve vücut kitle indeksi (VKİ) anlamlı şekilde daha yüksek bulunmuştur (p<0,05). Erkeklerde boyun çevresi ve sigara kullanımı daha fazla, kadınlarda hipertansiyon, diyabet, astım ve hipotiroidizm oranları belirgin olarak yüksektir. Polisomnografik parametreler açısından Apne-hipopne indeksi ve oksijen satürasyon değerleri benzer bulunmuş, ancak kadınlarda N3 süresi daha uzun, erkeklerde N1-N2 süreleri daha belirgin saptanmıştır. Sonuç: OUA erkeklerde daha sık görülmekle birlikte, kadınlarda özellikle yaş artışı ile klinik önem kazanmaktadır. Kadınlarda VKİ yüksekliği ve komorbidite yükü, erkeklerde sigara kullanımı ve geniş boyun çevresi belirleyici risk faktörleridir. Cinsiyet temelli farklılıkların değerlendirilmesi, OUA yönetiminde bireyselleştirilmiş tedavi yaklaşımları açısından önem taşımaktadır.