Cansu Can Figen
ODÜ Tıp Dergisi - 2026;13(1):29-38
Canlı sistemlerde serbest radikallerin ve reaktif oksijen türlerinin (ROS) aşırı üretimi veya antioksidan savunma mekanizmalarının yetersizliği sonucu ortaya çıkan oksidatif stres, hücresel hasara yol açabilir ve birçok kronik hastalığın patogenezinde rol oynar. Düşük seviyelerde fizyolojik ROS üretimi hücresel sinyal iletimi ve bağışıklık tepkileri için kritik öneme sahiptir. Birincil antioksidan vitaminler (C, E, A/karotenoidler) reaktif türleri temizleyerek, lipid peroksidasyonunu engelleyerek ve hücresel antioksidan yolları aktive ederek koruma sağlar. Ancak, in vitro çalışmalardan elde edilen güçlü kanıtlara rağmen, klinik araştırmalar "antioksidan paradoksu" olarak bilinen karmaşık bir tablo ortaya koymuştur. Bütünsel beslenme modelleri (Akdeniz diyeti, DASH diyeti) izole ve yüksek dozlu sentetik takviyelerden daha etkili ve güvenlidir. Bu derleme, oksidatif stresin faydalı ve zararlı yönlerini, antioksidan vitaminlerin terapötik potansiyelini ve risklerini, yaşam tarzı değişiklikleri ve nutrigenomik yaklaşımları vurgulayarak tartışmaktadır.