Onur ÖZALP, Burcugül ALTUĞ, Merve Nur SOYKAN, Zeynep Serra ÖZLER, Musacan YALÇİN, Eray ATALAY
Osmangazi Tıp Dergisi - 2026;48(3):491-500
Amniyotik membran (AM), plasentanın en iç tabakası olup kalın bir bazal membran ve avasküler bir stromal matriksten oluşmaktadır. İlk olarak 20. yüzyılın başlarında deri grefti olarak kullanılan AM, 1940 yılında De Rotth tarafından oküler yüzey rekonstrüksiyonu amacıyla oftalmoloji alanına kazandırılmıştır. Bu çalışmada, klinik kullanımda olan amniyotik membran toz formuna dönüştürülmüş, jelatin metakriloil (GelMA) ile birleştirilerek oküler yüzey uygulamasına uygun, sürekli salınımlı bir göz damlası formülasyonu geliştirilmiştir. AM-GelMA formülasyonu %5 ve %10 son konsantrasyonlarda hazırlanmış ve yapısal bütünlüğün sağlanması amacıyla foto-çapraz bağlama uygulanmıştır. Reolojik analizlerde, tüm çapraz bağlama süreleri boyunca elastik davranışın (G? > G?) baskın olduğu gözlenmiş, viskozitenin ölçüm aralığında belirgin değişiklik göstermediği ve kayma incelmesi (shear-thinning) özelliği gösterdiği belirlenmiştir. İnsan limbal stromal mezenkimal kök hücreleri kullanılarak yapılan in vitro sitotoksisite değerlendirmesinde, 24. saatte mitokondriyal aktivitede artış gözlenmiş; hücre canlılığı %5 AM grubunda %180'e, %10 AM grubunda ise %160'a ulaşmıştır. Buna karşılık, 48 ve 72. saatlerde her iki grupta da hücre canlılığı %100'ün altında ölçülmüştür. Büyüme faktörü analizlerinde, %5 AM grubunda 48. saatte epidermal büyüme faktörü (EGF) düzeyi 313 pg/mL, dönüştürücü büyüme faktörü-beta (TGF-beta) düzeyi ise 350 pg/mL olarak ölçülmüştür. Bu bulgular, geliştirilen AM-GelMA formülasyonunun in vitro koşullarda biyolojik olarak aktif faktör salımı sağlayabildiğini ve oküler yüzey uygulamalarında kullanılabilecek bir sürekli salım sistemi olarak değerlendirilebileceğini düşündürmektedir.