GİZEM ŞİŞMAN, ÜMİT ŞİMŞEK
Genel Tıp Dergisi - 2025;35(4):759-767
ÖZET Amaç: Bu çalışmanın amacı, ölümle sonuçlanmayan adli nitelikli göğüs travmalarını demografik özellikler, olay türleri, yaralanma desenleri ve klinik sonuçlar açısından değerlendirmek; travmanın şiddeti ile adli tıp raporlama süreçleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Yöntem: Bu retrospektif çalışma, 01.01.2021–31.12.2023 tarihleri arasında Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Polikliniği’ne adli rapor düzenlenmesi amacıyla başvuran toraks travması olgularını kapsamaktadır. Toplam 3965 olgu içerisinden 227 toraks travması olgusu çalışmaya dahil edilmiştir. Veriler, adli raporlar, tıbbi kayıtlar ve hastane otomasyon sistemi üzerinden elde edilmiştir. Olgular; yaş, cinsiyet, olay şekli ve türü, yaralanma tipi, kemik kırığı, yaşamsal tehlike ve tedavi yöntemi gibi parametreler açısından değerlendirilmiştir. İstatistiksel analizlerde SPSS 29.0 kullanılmış, anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak belirlenmiştir. Bulgular: Olguların %76,7’si erkek, %23,3’ü kadındı; yaş ortalaması 39,56±17,11 yıldı. En sık karşılaşılan olay türü trafik kazasıydı (%72,2). Travmaların %85’i künt, %15’i penetran idi. En sık gözlenen yaralanma kot fraktürü (%43,6), bunu akciğer dokusu yaralanması (%36,1) izledi. Olguların %78,4’ünde kemik kırığı saptandı, %52’sinde yaşamsal tehlike mevcuttu. Kadınlarda kot fraktürü oranı anlamlı şekilde daha yüksekti (p=0,029). Cerrahi müdahale %31,3 olguda uygulandı. Sonuç: Göğüs travmaları büyük oranda künt mekanizmalı olup trafik kazaları en yaygın nedendir. Erkeklerde daha sık görülmekle birlikte, kadınlar trafik kazalarına bağlı olarak daha fazla etkilenmektedir. Kemik kırıkları, akciğer hasarı ve eşlik eden toraks dışı yaralanmalar travmanın ciddiyetini göstermekte; bu olguların adli tıbbi değerlendirmesinde multidisipliner yaklaşımın önemini vurgulamaktadır.