OMUZ SIKIŞMA SENDROMU TEDAVİSİNDE SUBAKROMİYAL TENOKSİKAM VE STEROİD ENJEKSİYONLARININ KARŞILAŞTIRILMASI

HAKAN ÇİFT, FEYZA ÜNLÜ ÖZKAN, SENA TOLU, ALİ ŞEKER, MAHİR MAHİROĞULLARI

Joint Diseases and Related Surgery - 2015;26(1):16-20

Department of Orthopedics and Traumatology, İstanbul Medipol University, İstanbul, Turkey

 

Amaç: Bu çalışmada omuz sıkışma sendromlu hastaların tedavisinde subakromiyal tenoksikam ve steroid enjeksiyonlarının etkinliği değerlendirildi ve karşılaştırıldı. Hastalar ve yöntemler: Çalışmaya manyetik rezonans görüntülemesinde rotator kılıf tendinozis veya subakromiyal bursit bulguları olan omuz sıkışma sendromlu 40 hasta dahil edildi. Hastalar randomize olarak iki subakromiyal enjeksiyon grubuna ayrıldı: birinci gruptaki hastalara (10 erkek, 10 kadın; ort. yaş 45.3 yıl; dağılım 32-67 yıl) üç kez olmak üzere birer hafta ara ile 20 mg tenoksikam, ikinci gruptaki hastalara (8 erkek, 12 kadın; ort. yaş 46.5 yıl; dağılım 29-73 yıl) 40 mg metilprednizolon asetat sadece bir kez uygulandı. Görsel analog ölçeği (GAÖ), omuz ekleminin aktif eklem hareket açıklığı (EHA) ve Kol, Omuz ve El Sorunları Anketi (DASH) skorları tedavi başlangıcında, tedavi sonrası altıncı haftada ve birinci yılda değerlendirildi. BULGULAR: Her iki grupta GAÖ, DASH ve aktif EHA skorları istatistiksel olarak anlamlı Şekilde iyileşti. Tedavi sonrası GAÖ, DASH ve aktif EHA skorları açısından subakromiyal tenoksikam ve steoid enjeksiyonları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmadı. Tenoksikam grubunda tedavi öncesi ve sonrası ortalama GAÖ skorları sırasıyla 7.8 (dağılım 3-9) ve 2.6 (dağılım 2-4) idi. Steroid grubunda tedavi öncesi ve sonrası ortalama GAÖ skorları sırasıyla 6.2 (dağılım 3-10) ve 3.6 (dağılım 0-7) idi. Tenoksikam grubunda tedavi öncesi ve sonrası ortalama DASH skorları sırasıyla 59.4 (dağılım 45-80) ve 14.7 (dağılım 8.3-25.8) idi. Steroid grubunda tedavi öncesi ve sonrası ortalama DASH skorları sırasıyla 56.7 (dağılım 33.3-85.8) ve 18.1 (dağılım 0-69.2) idi. Steroid grubunda aktif EHA’daki iyileşme daha yüksek olmasına rağmen, iki grup arasındaki farklılık istatistiksel olarak anlamlı değildi. SONUÇ: Omuz sıkışma sendromlu hastaların tedavisinde hem subakromiyal tenoksikam hem steroid enjeksiyonları başarılı bir Şekilde kullanılabilir. Subakromiyal tenoksikam enjeksiyonu güvenli profili sayesinde bu hastalarda birinci basamak girişim olarak tercih edilebilir.