Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİNE 2004 YILINDA BAŞVURAN MANTAR ZEHİRLENMESİ OLGUL

ÇAĞLAR ÖZKANLI AHMET TURLA BERNA AYDIN MEHMET KOCAKAYA

Adli Bilimler Dergisi - 2007;6(2):29-34

 

Bu çalışmada, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi'ne mantar zehirlenmesi bulguları ile başvuran olguların genel özelliklerinin incelenerek benzer çalışmalar ile karşılaştırılması, laboratuvar sonuçları ve klinik bulguların prognoz açısından değerinin araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaçla; OMÜ Tıp Fakültesi Hastanesi'ne 01.01.2004 - 31.12.2004 tarihleri arasında başvuran adli olgular içerisinden mantar zehirlenmesi tanısı alan 57 olgunun dosyaları incelenmiştir. En sık mantar zehirlenmesi 22 (%38,6) olgu ile Haziran ayında müracaat etmiştir. Ocak, Kasım ve Aralık aylarında hiç mantar zehirlenmesi olgusu görülmemiştir. Mantar yenilmesinden klinik bulguların ortaya çıkışına kadar geçen latent periyod, 57 olgunun 32'sinde (%56,1) 6 saatten kısa, 25'inde (%43,9) 6 saatten uzundur. Mantar zehirlenmesi sonrası ilk ortaya çıkan bulgular kusma ve bulantıdır. Olguların Protrombin Zamanı (PT), SGOT, SGPT ve Total Bilirübin (TB) değerleri ortalamaları normal değer aralığında bulunmuştur. Olguların hepsi hastanede yatarak takip ve tedavi edilmiş olup yatış süreleri 1 ile 13 gün arasında değişmektedir. Olguların sadece 1'inde (%1,8) gelişen hepatik ensefalopati tablosu tedavi ile düzelmiştir. Olguların hepsi şifa ile taburcu olmuştur. Sonuç olarak; ülkemizdeki uygun ekolojik koşullar nedeniyle, mantarlar bol miktarda yetişir ve yıl boyunca kolaylıkla bulunabilen bir gıdadır. Ancak az da olsa zehirli olan bir bölümü, allerjik reaksiyonlardan ölümcül karaciğer hasarına kadar uzanan bir dizi klinik tabloya neden olmaktadır. Mantar zehirlenmesi konusunda halkımızın eğitilmesi ve hastaların erken dönemde sağlık kuruluşlarına başvurmaları prognoz açısından çok önemlidir.