OPERASYON ÖNCESİ VE SONRASI MEME KANSERİ OLGULARINDA OKSİDATİF STRES VE ANTİOKSİDANLAR

SOHAİL HUSSAIN, MOHAMMAD ASHAFAQ

Turkish Journal of Pharmaceutical Sciences - 2018;15(3):354-359

Aligarh Muslim University, J.N. Medical College, Department of Biochemistry, Uttar Pradesh, India

 

Amaç: Meme kanserli hastaların serumlarında oksidatif stresin varlığını ve meme kanserine etkilerini araştırmaktır. Gereç ve Yöntemler: Bu çalışmaya 50 gönüllü kontrol, 50 meme kanseri hastası ve 50 ameliyat sonrası meme kanseri hastası dahil edildi. Bu hastalar, klinik ve histopatolojik olarak evre 0 meme kanseri teşhisi olan ve tedavi almamış hastalardır. Kontrol grubundaki 50 sağlıklı kadın gönüllü aynı sosyo-ekonomik statüye sahipti ve hiçbir kanser öyküsü yoktu. Onam alındıktan sonra, 10 mL’lik steril tek kullanımlık bir şırınga ve iğne kullanılarak venöz ponksiyon ile gönüllülerden venöz kan alındı. Yaklaşık 8 mL kan toplandı, 4 mL’si heparinize bir ampul içerisine alındı ve 4 mL’si pıhtılaşmaya bırakıldı. Her grubun serumunda MDA, NO, GSH ve RBC-SOD (RBC lizat), NOS, bakır ve çinko GPx ve CAT aktiviteleri, A, C ve E vitaminleri ölçüldü. Bulgular: Meme kanseri olan tüm hastaların serumlarında RBC-SOD aktiviteleri, MDA, NO ve NOS düzeyleri, kontrollere göre anlamlı olarak daha yüksektir. Bununla birlikte, kontrol grubu ile karşılaştırıldığında meme kanseri olan hastalarda GSH, A, C ve E vitaminleri ile bakır ve çinko GPx ve CAT aktiviteleri azalmıştır. Sonuç: Bu çalışma, meme kanseri hastalarının serumunda oksidatif stresin varlığına yönelik ileri kanıt sunmaktadır. Serumunda daha yüksek seviyelerde MDA bulunan hastaların antioksidan ve eser elementlerinin yetersiz olduğunu göstermiştir. Zayıf antioksidan diyet ve yüksek oksidan düzeyleri meme kanseri riski ile ilişkilidir, bu nedenle meme kanseri olan hastaların daha iyi sonuçlar için antioksidan ve oksidan seviyelerini dengeleyecek besleyici takviyeler almaları gerektiğini düşündürmektedir.