ORAL KAVİTEDE SINIRLILIKLAR, DİŞ HEKİMLİĞİ VE HEYKEL SANATI ARASINDAKİ İZDÜŞÜMLER

Melih Can TOYGU

Lokman Hekim Dergisi - 2026;16(3):672-679

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sanat ve Tasarım Anasanat Dalı

 

Bu çalışma, diş hekimliğini oral kavite gibi kısıtlı ve kinetik bir alanda icra edilen inşa sanatı olarak kavramsallaştırır. Hekim, tıpkı bir mikroheykeltıraş gibi milimetrik hassasiyetle form, doku ve ışığı yönetir. Ancak atölyesi, klasik sanatçının sessiz ve kontrol edilebilir stüdyosundan çok farklıdır. Ağız içi, dil hareketleri, tükürük akışı, kanama ve öğürme refleksi gibi biyolojik dirençlerle doludur. Hekim, ayna yardımıyla ters görüntüyü üç boyutlu olarak zihinde canlandırmak zorundadır. Bu durum, el-göz koordinasyonu ve ileri düzey uzamsal algı gerektirir. Çalışmada, Gadamer'in hermeneutik yaklaşımı ve niteliksel doküman analizi kullanılarak, klinik prosedürler sanat felsefesindeki negatif alan, mimesis ve techne kavramları üzerinden yeniden okunmuştur. Bulgular, diş hekiminin estetik kararlarının, biyolojik ve etik sınırlar içinde alındığını, her vakada karşılaşılan biyolojik biricikliğin sanatsal yaratım sürecini andırdığını göstermektedir. Pierre Fauchard'dan günümüze uzanan tarihsel perspektif, diş hekimliğinin mekanik zanaattan estetik bir disipline evrildiğini ortaya koyar. Bu evrimde, malzemenin geri dönüşsüzlüğü ve deontolojik sorumluluk öne çıkar. Sonuç olarak, diş hekimliği sanatın ve tıbbın kesişiminde özgün bir konuma sahiptir. Bu bağlamda, diş hekimliği eğitimine sanatsal algı ve plastik sanatlar modüllerinin entegre edilmesi, öğrencilerin üç boyutlu düşünme, estetik vizyon ve stresli ortamlarda doğaçlama becerilerini geliştirebilir. Bu tür hibrit eğitim yaklaşımları, geleceğin hekimlerini düşman atölye koşullarına daha donanımlı hazırlayabilir.