Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

ORBİTA İNVAZYONU GÖSTEREN PARANAZAL SİNÜS MUKOSELLERİ: RADYOLOJİK VE CERRAHİ ÖZELLİKLERİN RETROSPEKTİF ANALİZİ

Burak HAZIR, Erdem AĞGÜNLÜ, Mustafa ÇOLAK, Aykut İKİNCİOĞULLARI, Serdar ENSARİ, Hacı Hüseyin DERE

Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Dergisi - 2025;33(4):173-179

Ankara Bilkent City Hospital, Clinic of Otorhinolaryngology, Head and Neck Surgery

 

Amaç: Bu çalışmada, orbita invazyonu gösteren paranazal sinüs (PNS) mukosellerinin klinik ve radyolojik özelliklerini, hastalık progresyonuna yatkınlık oluşturabilecek anatomik varyasyonlara odaklanarak değerlendirmek amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Bu retrospektif çalışmaya, Şubat 2019 ile Ocak 2025 tarihleri arasında orbita invazyonu nedeniyle PNS mukoseli cerrahisi uygulanan 17 hasta ile bilgisayarl ı tomografi (BT) görüntülemelerinde sinonazal patolojisi olmayan 17 kontrol birey dâhil edildi. Preoperatif paranasal BT görüntüleri; maksiller ve frontal sinüs gelişimi ile lamina papyracea (LP) pozisyonu açısından Bolger ve Herzallah sınıflamalarına göre değerlendirildi. Bulgular: Mukosellerin en sık görüldüğü lokalizasyonlar frontoetmoidal (%41,18) ve frontal sinüsler (%23,53) idi. Maksiller sinüs hipoplazisi (MSH), mukosel grubunda (%41,18) kontrol grubuna (%5,88) kıyasla anlamlı olarak daha sık görüldü (p=0,039). Frontal sinüs havalanması ve LP pozisyonu açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı. Olguların büyük çoğunluğu endoskopik yöntemle tedavi edildi (%82,35) ve yalnızca 1 nüks (%5,88) gözlendi. Vakaların %29,41'inde etiyoloji daha önceki cerrahi girişim veya travmaya bağlıydı. Sonuç: MSH, orbita invazyonu gösteren PNS mukoselleri için anatomik bir yatkınlık oluşturabilir. Frontal sinüs havalanması ve LP pozisyonunda anlamlı fark bulunmasa da, endoskopik marsupiyalizasyon düşük nüks oranıyla etkili ve güvenli bir cerrahi yaklaşım olarak öne çıkmaktadır. Bu bulgular, ileri düzey orbital komplikasyonları önlemek için preoperatif görüntülemenin titizlikle değerlendirilmesi ve erken tanı nın önemini vurgulamaktadır.