ABDULLAH ÇIRAKOĞLU, ERDAL BENLİ
The New Journal of Urology - 2017;12(3):11-16
Amaç: SB-ODÜ Eğitim Araştırma Hastanesinde yapılan ilk laparoskopik ameliyatların sonuçlarını sunmak ve bu süreçte edindiğimiz tecrübeyi bu işe yeni başlayacak kliniklerle paylaşmaktır. Gereç ve Yöntem: Ocak 2014-Eylül 2016 tarihleri arasında, kliniğimizde ilk kez laparoskopik işlem yapılan 30 vakanın; yaş, cerrahi süre, diren süresi, hastanede kalma süresi ve komplikasyonlarını içeren verileri retrospektif olarak incelendi. Laparoskopik girişimlerin hepsi transperitoneal yöntemle gerçekleştirildi. Bulgular: Kliniğimizde 8 hastaya nefrektomi, 3 hastaya adrenelektomi, 10 hastaya dismembered piyeloplasti ve 9 hastaya böbrek kisti eksizyonu olmak üzere toplam 30 hastaya laparoskopik işlem uygulandı. Ortalama ameliyat süresi (ortalama±SD); nefrektomi için 149, 3±42, 1dakika, adrenelektomi için 190±45, 8 dakika, UPJ için 201±40, 6 dakika ve böbrek kisti olgularında 96, 6±53 dakika olarak saptandı. Vakalarımızın 4’ünde (%13, 3) işlem açık cerrahi ile tamamlandı, bunlar ilk uygulanan operasyonlardı. Hiçbir hastada vasküler hasar ya da organ yaralanması izlenmedi. Hiçbir hastaya per-op dönemde kan transfüzyonu yapılmadı. Hastaların direni 2, 6 ± 2, 3 (1-14) günde çekildi. Hastanede ortalama kalış süresi 2, 8 ± 1, 0 (1-7) gündü. Sonuç: Laparoskopik işlemler günümüzde yaygın olarak uygulanan ve birçok cerrahi işlemde açık cerrahinin yerini alan bir işlemdir. Ancak açık cerrahiye kıyasla daha uzun bir öğrenme süreci ve daha büyük bir çaba gerektirir. Laparoskopinin istekli ve gerekli eğitim programlarını tamamlayan ürologlar için yapılabilir bir işlem olduğunu düşünüyoruz.