Fatma KÖKCÜ, Recep SADE, Osman DEMİR, Sevgi YILMAZ SAĞLAM, Muhammed Erkam ÇEKER, Muhammed Furkan BATTAL, Zafer ÖZMEN
Journal of Contemporary Medicine - 2026;16(4):173-178
Amaç: Kardiyovasküler hastalıklar (KVH), dünya çapında en yaygın ölüm nedenlerinden biridir ve damar duvarında kalınlaşmaya neden olan ateroskleroz ile ilişkilidir. Karotis intima-media kalınlığı (KİMK), subklinik aterosklerozun erken teşhisi ve takibi için doğrulanmış, non-invaziv bir ultrasonografik belirteçtir. Bu çalışma, Tokat ilinde yaşayan bireylerde KİMK ölçümü yaparak ateroskleroz sıklığını belirlemeyi ve ilişkili risk faktörlerini tanımlamayı amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Bu prospektif alan çalışmasına, aile hekimi takibinde olan ve gönüllü olan 20 yaş ve üzeri, rastgele seçilmiş 822 katılımcı dahil edilmiştir. Karotis ultrason muayeneleri, 5 MHz lineer prob kullanılarak yapılmış ve KİMK ölçümleri ana karotis arterin arka duvarından alınmıştır. Katılımcıların demografik bilgileri, yaşam tarzı alışkanlıkları (sigara, alkol, diyet, egzersiz) ve tıbbi geçmişlerine dair veriler anketler yoluyla toplanmıştır. Ayrıca katılımcılara fiziksel muayene yapılmış ve lipid profili, açlık kan şekeri ile HbA1c seviyelerini içeren laboratuvar analizleri için kan örnekleri alınmıştır. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 47,2'dir (%45,2 erkek, %54,8 kadın). Artmış KİMK değerleri, ilerleyen yaş ve erkek cinsiyet ile anlamlı derecede ilişkili bulunmuştur . İstatistiksel analizler, yüksek KİMK değerlerinin yüksek LDL-K, yüksek trigliserit, düşük HDL-K, sigara kullanımı ve artmış Vücut Kitle İndeksi (VKİ) ile anlamlı korelasyon gösterdiğini ortaya koymuştur. Ayrıca, hipertansiyon ve diyabet tanısı olan katılımcıların KİMK değerleri, bu hastalıkları olmayanlara göre anlamlı derecede yüksek çıkmıştır . Alkol tüketimi veya diyet özellikleri ile KİMK arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Sonuç: İleri yaş, erkek cinsiyet, dislipidemi, sigara kullanımı, obezite, hipertansiyon ve diyabet, bu popülasyonda artmış KİMK için temel risk faktörleridir. KİMK'nin ultrasonografik ölçümü, risk altındaki asemptomatik bireylerde subklinik aterosklerozun erken teşhisi ve takibi için etkili, non-invaziv ve kolay uygulanabilir bir yöntem olmaya devam etmektedir.