Burak ALTUNSOY
Lokman Hekim Dergisi - 2026;16(3):731-744
Amaç: Bu çalışma bulaşıcı hastalıklara karşı aşılanan kişilere verilen aşı şahadetnamesi ve buna bağlı olarak devletin halk sağlığı konusunda yürüttüğü faaliyetler ele alınmaktadır. Bunun yanında aşılama faaliyetlerine karşı çıkan kişilere karşı uygulanan yaptırımlar ve cezaların aşılama ve halk sağlığına olan etkisi tartışılacaktır. Yöntem: Aşı şahadetnamelerine dair Osmanlı İmparatorluğu'nun XIX. yüzyılda bürokratik yazışmalarını ihtiva eden Cumhurbaşkanlığı Osmanlı Arşivi'nde yer alan belgeler, çalışmanın ana kaynak grubunu oluşturmaktadır. Dönemin risaleleri, nizamnameleri, süreli yayınları gibi birincil kaynaklar da çalışma için değerlendirilmiştir. Bulgular: Aşı şahadetnameleri, devletin aşılama politikasının bir tamamlayıcısı ve bir açıdan takip mekanizması olduğu anlaşılmaktadır. Aşılamanın mecburi hale getirilmesi ve bu kurala uymayan kişilere karşı yaptırımların hukuki zeminini oluşturan nizamamelerde de sık sık aşı şahadetnamelerinden bahsedilmiştir. Böylece aşı şahadetnameleri, devletin zorunlu aşılama politikasının hukuki adımları için de birer kanıt hüviyeti taşımaktadır. Sonuç: Aşı şahadetnameleri ile devlet, XIX. yüzyılda üzerinde önemle durduğu halk sağlığı politikalarını daha yakından takip edebilmiş ve aşılama çalışmalarına merkezi bir özellik kazandırmıştır. Aşılama faaliyetlerinin takibatını sağladığı aşı şahadetnameler ile başta çiçek hastalığı olmak üzere birçok bulaşıcı hastalıkla mücadele etme noktasında önemli adımlar atmıştır. Bunun yanında aldığı tedbirler sayesinde bu uygulamanın Osmanlı İmparatorluğu genelinde yaygınlaşmasını sağlamıştır.