Alev Öztürk MERDİNİ
Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Lokman Hekim Tıp Tarihi ve Folklorik Tıp Dergisi - 2026;16(2):397-407
Amaç: Bu çalışmanın amacı; İbn-i Sînâ'nın el-Kânûn fî't-Tıbb ve Hekim Ahmet el-Hayatî'nin Şeceretü't-Tıb adlı eserlerini Galenik tıp mirası ile Osmanlı halk kültürü etkileşimleri bağlamında karşılaştırmalı olarak incelemektir. Bu doğrultuda çalışma, söz konusu eserlerdeki tıbbî yaklaşımların halk hekimliği pratikleri ile kesişim noktalarını ve bu etkileşimin kültürel yansımalarını ortaya koymayı hedeflemektedir. Yöntem: Araştırma, tarihsel metin analizi ve nitel içerik analizi yöntemlerini kullanarak disiplinlerarası bir yaklaşımla yürütülmüştür. El-Kanun fi't-Tıb ve Şeceretü't-Tıb eserleri, Galenik tıp teorileri, humoral patoloji (dört hılt teorisi) ve mizaç öğretisi ekseninde değerlendirilmiştir. Bulgular: El-Kanun fi't-Tıbb'ın Orta Çağ Avrupa'sında tıp fakültelerinde ders kitabı olarak okutulduğu ve Galen tıp geleneği üzerine önemli katkılar sağladığı tespit edilmiştir. Şeceretü't-Tıb ise klinik algoritmik sistematiği ve organ merkezli teşhis yöntemleriyle Osmanlı tıp literatüründe öncü bir yere sahiptir. Her iki eserde de Galenik humoral patoloji teorisinin temel alındığı ve vücuttaki dört unsur (kan, safra, balgam, sevda) ile bunların dengesinin hastalık ve sağlık üzerindeki etkilerine vurgu yapıldığı belirlenmiştir. Örneklem eserlerin hem akademik tıp bilgisini hem de bitkisel tedaviler, beslenme önerileri ve çeşitli pratikler aracılığıyla halk hekimliği unsurlarını bünyesinde barındırdığı görülmüştür. Sonuç: Bu çalışma, el-Kanun fi't-Tıbb ve Şeceretü't-Tıb'ın Galenik tıp geleneğinin devamı olmasının yanı sıra Osmanlı toplumunun halk kültürü ve inançlarıyla harmanlanmış zengin bir tıp pratiğini yansıttığını göstermektedir. İki eserin karşılaştırılması, Osmanlı tıbbının teorik temellerini ve günlük yaşamdaki uygulamalarını anlamada Galenik mirasın ve halkbilimsel unsurların ne denli iç içe geçtiğini gözler önüne sermektedir. Bu analiz, tıp tarihi ve halk bilimi arasındaki etkileşimin, dönemin sağlık algısını ve tedavi yaklaşımlarını şekillendirmedeki rolüne dair önemli çıkarımlar sunmaktadır.