Yeşim GÖKÇE KUTSAL
Actual Medicine - 2025;33(6):21-23
Dünya genelinde 500 milyondan fazla insanı etkilemesine rağmen, osteoporoz tanısı konması hala yetersiz kalmakta ve özellikle osteoporotik kırık geçiren hastaların %80'ine yakını etkin tedavi alamamaktadır. Yapay zekâ araçları osteoporozda görüntüleme ve klinik verilerden otomatik, hızlı ve tekrarlanabilir çıktılar sunarak klinisyenlere destek olma potansiyeline sahiptir. Özellikle derin öğrenme ve makine öğrenimi teknikleri tanı ve tedavide giderek önem kazanmaktadır. Ayrıca kırık riskinin ön görülmesi ve tedavinin izleminde güçlü bir tamamlayıcı rol oynayabilir. Erken tanı, fırsatçı tarama ve bireyselleştirilmiş risk ön görüsü sağlama potansiyeli yüksektir. Ancak günümüzde klinik uygulamada kritik öneme sahip konular olarak model güvenilirliği, veri kalitesi, açıklanabilirlik/hesap verilebilirlik ve etik-regülasyon konuları ön plana çıkmaktadırlar. Yapay zeka araçları, osteoporozun erken tanısından kişiselleştirilmiş tedavi planlarına kadar kemik sağlığını korumada ciddi bir dönüşüm sunmaktadır. Bununla birlikte, yapay zekânın klinik uygulamalarda "dijital bir asistan" olarak kullanılması aşamasında göz önünde bulundurulması gereken nokta öncelikle etik ve hukuksal kurallar çerçevesinde hareket edilmesi gerekliliğidir. Ayrıca sezgisel düşünme, bilinç, empati, yaratıcı problem çözme ve en önemlisi kriz yönetimi insana özgü yeteneklerdir. Bugün insan zekâsının yapay zekâ ile birlikteliği insani ve insancıl bir yaklaşım ile klinik tıp ve sağlık hizmeti uygulamalarına ilham verebilecek ve anlamlı katkılar sunabilecektir.