OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞU OLAN YETİŞKİNLERDE CERES VE ACAPULCO YÖNTEMLERİ İLE SEREBELLAR LOBÜLER HACİMLERİN KARŞILAŞTIRILMASI

Asli Beril KARAKAS, Yalcin AKBULUT

Acta Medica Nicomedia - 2026;9(1):1-15

Kastamonu University, Faculty of Medicine, Department of Anatomy, Kastamonu, Türkiye

 

Amaç: Bu çalışmanın amacı, Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) olan yetişkinler ve yaş-cinsiyet açısından eşleştirilmiş sağlıklı kontrollerde (SK), iki otomatik serebellar segmentasyon yöntemi olan CEREbellum Segmentation (CERES) ve Automatic Cerebellum Anatomical Parcellation Using U-Net with Locally Constrained Optimization (ACAPULCO) tarafından üretilen serebellar lobüler hacim ölçümlerini karşılaştırmaktır. Yöntem: Çok merkezli, açık erişimli bir veri setinden elde edilen 126 yetişkine (62 OSB, 64 SK) ait yapısal T1-ağırlıklı manyetik rezonans görüntüleri analiz edilmiştir. Serebellar segmentasyon CERES ve ACAPULCO kullanılarak ayrı ayrı gerçekleştirilmiştir. Bölgesel hacimler intrakraniyal hacme göre normalize edilmiş ve merkezler arası farklılıklar harmonizasyon yöntemi ile düzeltilmiştir. Yöntemler arası farklar, çoklu karşılaştırma düzeltmesi uygulanarak eşleştirilmiş istatistiksel testlerle değerlendirilmiştir. Uyum, Bland-Altman analizi, uyum korelasyon katsayıları ve temel bileşenler analizi ile incelenmiştir. Bulgular: Her iki tanı grubunda da serebellumun çoğu alt bölgesinde segmentasyon yöntemleri arasında anlamlı ve sistematik farklılıklar gözlenmiştir. ACAPULCO özellikle Crus I, Crus II ve Lobül VI gibi posterior bölgelerde belirgin derecede daha yüksek hacim değerleri üretirken, CERES Lobül X için anlamlı derecede daha yüksek hacim tahminleri sağlamıştır. Bland-Altman analizleri bölgeye özgü sistematik sapma göstermiş, uyum katsayıları ise yöntemler arasında genel olarak düşük düzeyde uyum olduğunu ortaya koymuştur. Temel bileşenler analizi, hacimsel varyansın büyük bölümünün tanı grubundan ziyade segmentasyon yönteminden kaynaklandığını göstermiştir. Sonuç: Serebellar hacim ölçümleri kullanılan segmentasyon algoritmasına bağlı olarak belirgin farklılık göstermektedir. Bu bulgular, OSB araştırmalarında bildirilen serebellar morfometrik sonuçların metodolojik değişkenlikten anlamlı ölçüde etkilenebileceğini ve klinik nörogörüntüleme çalışmalarında segmentasyon yöntemlerinin standardizasyonunun önemini vurgulamaktadır.