Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

OTOİMMÜN TİROİDİTİ BULUNAN, ÖTİROİD VE HİPOTİROİD HASTALARDA TSH RESEPTÖR ANTİKORLARININ SIKLIK PROFİLLERİ VE KLİNİK KORELASYONLARI

RALİTSA V MEKOVA, MİHAİL A BOYANOV

Endocrinology Research and Practice - 2019;23(3):141-149

Faculty of Medicine, Medical University Sofia, Department of Internal Medicine, Sofia, Bulgaria

 

Amaç: Kronik otoimmün tiroiditlerde TSH reseptör antikorlarının klinik önemi halen tartışmalıdır. Bu çalışmanın amacı, ötiroid ve hipotiroid kronik otoimmün tiroiditlerde yükselmiş TSH reseptör antikorlarının sıklığının incelenmesidir. Ayrıca, tiroid hormon-ları ile oto antikorlar (tiroid peroksidaz ve tiroglobulin antikorlar) ve tiroid hacmi ile ilişkisi de incelenmiştir. Gereç ve Yöntemler: Bu çapraz tasarımlı çalışmaya, yeni tanı almış ötiroid (n=86) ve hipotiroid (n=54) hastalarla birlikte, levotiroksin replasman tedavisi almakta olanlar (N=66) dâhil edilmiştir. TSH, serbest T4, serbest T3, TSH reseptör antikorları, tiroid peroksidaz ve tiroglobulin antikorlar düzeyleri, ECLIA (Roche Diagnostics, İsviçre) kullanılarak ölçülmüştür. Tiroid ultrasonografisi için bir 9 MHz’lik transduser (Fukuda Corp., Japonya) ve Doppler ultrasonografi için bir 14 MHz’lik transduser (Ultrasonix Medical Corp., Kanada) kullanılmıştır. İstatistiksel analizler, IBM SPSS 19.0 yazılım desteği ile yapılmıştır. Bulgular: Katılımcıların %6, 3 (12 kadın ve 1 erkek)’ünde, TSH reseptör antikorları düzeylerinde yükselme görülmüştür. Yükselme, tedavi altında olmayan (%7, 4) veya levotiroksin tedavisi alan (%7, 6) hipotiroidi hastalarında belirgindir. Pozitif TSH reseptör antikorlarının en yüksek ve en düşük prevalansı, sırası ile pozitif tiroglobulin antikorlar-negatif tiroid peroksidaz (%17, 6) hastalarda ve pozitif tiroid peroksidaz-negatif tiroglobulin antikorlar (%3, 3) hastalarda görülmüştür. Daha yüksek TSH reseptör antikorları düzeyleri, daha kısa hastalık süresi (22’ye karşı 36 ay), daha düşük tiroglobulin antikorlar (281, 2’ye karşı 400, 9 UI/L) titreleri, azalmış tiroid hacimleri (9, 4’e karşı 14, 2 cm3) ve artmış orbitopati prevalansı (%23, 1’e karşı 4, 1) ile ilişkilidir. Tüm çalışma popülasyonunda, TSH reseptör antikorları düzeyleri fT4 (lineer R2=0, 271, p=0.039) düzeyleri, tiroid peroksidaz (kuadratik, R2=0, 048, p=0, 034) titreleri ve tiroid hacmi ile (bileşik R2=0, 041, p=0, 011) ile ilişkilendirilmiştir. Bununla birlikte, TSH reseptör antikorları pozitif hastalarda, sadece tiroid peroksidaz (bileşik R2=0, 503, p=0, 032) ile korelasyon görülmüştür. Sonuç: Hashimoto tiroiditinde TSH reseptör antikorları pozitifliği göz ardı edilemez. TSH reseptör antikorlarının düzeylerinin yükselmesi, daha stabil olmayan tiroid fonksiyonlarına, daha düşük tiroid hacimlerine, spesifik tiroid peroksidaz ve tiroglobulin antikorlar profillerine ve daha yüksek tiroid ilişkili oftalmopati prevalansına predispozisyon oluşturabilmektedir.