UMUT EMİROĞLU, AYŞE İRİZ, ENGİN DURSUN, AYDIN ACAR, SÜLEYMAN BOYNUEĞRİ, ADİL ERYILMAZ
Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Dergisi - 2011;19(3):144-149
Amaç: Otoskleroz, otik kapsülde spongiotik yeni kemik oluşumu ile karakterize bir hastalıktır. Stapes tabanında neden olduğu hareket kısıtlılığı ile sıklıkla iletim tipi işitme kaybına yol açmaktadır. Erkeklere göre kadınlarda daha sık karşımıza çıkan hastalık, ortalama 15-30 yaş döneminde kendini göstermeye başlamakta ve hastaların günlük aktivite ve performanslarında ciddi kısıtlanmalara sebep olabilmektedir. Yöntem ve Gereçler: Çalışmamızda stapes cerrahisi uygulanan hastaların dosyaları incelenerek gerekli verilere ulaşılmış ve retrospektif bir değerlendirme yapılmıştır. Hastaların yaş ve cinsiyet dağılımları, sahip oldukları bulgu ve şikayetleri ile bunların süreleri tespit edilmiş, daha sonra uygulanan cerrahilerin yıllara göre dağılımı, tercih edilen anestezi tipi, insizyon tipi ve cerrahi teknikler ortaya konularak değerlendirilmiştir. Bulgular: Kliniğimizde otoskleroz öntanısı ile cerrahi müdahele uygulanan 67 hasta ve bu hastalara yapılan toplam 79 ameliyat retrospektif olarak incelenmiştir. Kliniğimizde small fenestra stapedektomi (stapedotomi) tekniği tercih edilmektedir.(%93.8) Ameliyat sonrası hava kemik aralığı 10 dB ve altına inen hasta sayısı 55’tir (%84.6). Altmış beş stapedektomi sonrası altı (%9.2) hastada revizyon ihtiyacı duyulmuştur. Sonuç: Çalışmamızda stapes cerrahisi uygulanan hastalara retrospektif bir değerlendirme yapılmış ve sonuçlar literatür eşliğinde tartışılmıştır. Çalışmada elde edilen sonuçlar stapedetomi tekniğinin otoskleroz tedavisinde yeterli ve komplikasyon oranlarının az olduğunu destekler niteliktedir.