YAŞA GÜL MUTLU, MEHMET ASI OKTAN, ÖMÜR GÖKMEN SEVİNDİK, CİHAN HEYBELİ, CANER ÇAVDAR
Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi - 2025;51(2):277-283
Otozomal Dominant Polikistik Böbrek Hastalığı (ADPBH), bilateral kist oluşumu ve ilerleyici böbrek hasarı ile karakterize yaygın bir kalıtsal böbrek hastalığıdır. Tanı anında ve takip sürecinde prognozu öngörmek önem arz eder. Bu çalışmada genetik ve toplam böbrek hacmi gibi bilinen bulgular dışında klinikte rahatlıkla uygulanabilecek iki yeni parametre olan ortalama kan basıncı profili ve proteinürinin prognozu öngörmedeki yeri incelenmiştir. Tıbbi kayıtlar üzerinden 116 ADPKD hastasını demografik ve klinik parametreler açısından değerlendirdik ve ayrıca iki yeni değişken ekledik: ortalama kan basıncı (tüm ziyaretler boyunca hesaplanan ortalama) ve ortalama proteinüri (tüm ziyaretler boyunca hesaplanan ortalama). Böbrek replasman tedavisi ve diğer böbrek sonuç ölçütleri ile bu parametreler arasındaki ilişkiyi değerlendirmek için tek değişkenli ve çok değişkenli analizler gerçekleştirildi. Çalışmaya dahil edilen 116 ADPKD hastasının medyan yaşı 44,5 yıl olup, takip süresi 55 aydı. Hipertansiyon yaygındı (%76,7) ve hastaların çoğu RAS blokaj tedavisi almaktaydı. Başlangıçtaki düşük GFR, daha kötü böbrek sonuçlarının temel belirleyicisiydi. Diyastolik kan basıncı ve RAS blokaj tedavisi hastalığın ilerlemesiyle anlamlı şekilde ilişkiliydi. Ancak, çok değişkenli analiz proteinüri, sigara kullanımı veya ekstrarenal bulguların kreatininin ikiye katlanması veya GFR’nin yarılanma süresi için bağımsız belirleyiciler olduğunu doğrulamadı. Genetik dışındaki klinik özelliklerin ADPKD prognozunu öngörmede kullanılması hala tartışmalı bir konudur. Bu parametrelerin ADPKD ilerleyişini öngörmedeki rolünü doğrulamak için daha geniş hasta gruplarında ileri çalışmalara ihtiyaç vardır.