ÖZOFAGUS KANSERİNDE MULTİDİSİPLİNER YAKLAŞIMIN SÜRVİYE ETKİSİ

MEHMET MUSTAFA ALTINTAŞ, RECEP DEMİRHAN, AYHAN ÇEVİK

Southern Clinics of Istanbul Eurasia - 2023;34(3):189-193

Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi, Genel Cerrahi Kliniği, İstanbul

 

GİRİŞ ve AMAÇ: Gastrointestinal malignitelerin en agresiflerinden biri olan özofagus kanseri, dünyada en yaygın görülen sekizinci kanser türü olup, erkeklerde kansere bağlı ölümlerin altıncı sırasındadır. Çalışmamızda, özofagus kanseri tedavisinde multidisipliner yaklaşımın sürviye etkisini göstermeyi amaçladık. YÖNTEM ve GEREÇLER: Hastanemizde Ocak 2010-Aralık 2020 yılları arasında endoskopi ile patolojik olarak özofagus kanseri tanısı alan ve küratif rezeksiyon yapılan 103 hastanın kayıtları retrospektif olarak incelendi. Hastalar multidispliner tümör konseyinde değerlendirilerek her hastaya TNM evresine göre uygun tedavi (Neoadjuvan tedavi + Cerrahi veya direk Cerrahi) planlandı. T1N0M0 ve T2N0M0 hastalara direk cerrahi, T2-T3 ve lenf nodu metastaz şüphesi ile lokal ileri evre olarak kabul edilenlere neoadjuvan tedavi sonrası cerrahi uygulandı. Cerrahi yöntem olarak, özofagusun alt ve orta lokalizasyon tümörlerinde Ivor-Lewis+D2 lenf nodu diseksiyonu veya transhiyatal özofajektomi ameliyatı, orta ve üst özofagus tümörlerinde ise McKeown ameliyatı tercih edildi. Hastaların demografik özellikleri ile tümörün histolojik alt gurubu, Neoadjuvan Kemoradyoterapi uygulanması ve direk Cerrahi tedavinin, beş yıllık sağ kalım ve lokal nüks üzerine etkileri irdelendi. BULGULAR: Çalışmaya alınan 103 hastanın 51’i (%49.5) erkek, 52’si (%50.5) kadındı. Yaş ortalaması 58/yıl (19-79) olarak bulundu. Hastaların 89’u (%86.4) skuamöz hücreli karsinom tümör tipine sahipken, 14’ü (%13.6) adenokarsinom tümör tipindeydi. Neoadjuvan kemoradyoterapi 70 (%67.9) hastaya uygulandı. Ameliyata alınan hastaların 38’ine (%36.8) McKeown ameliyatı, 33’üne (%32.1) Ivor-Lewis ameliyatı ve 32’sine (%31.1) transhiyatal özofajektomi uygulandı. Klinik takiplerinde hastaların beş yıllık ortalama sağ kalım oranı %60.2 iken, bu oran patolojik tip olarak skuamöz hücreli karsinom’lu hastalarda %62.4 ve adenokarsinom’lu hastalarda %50.2 sağlandı, istatistiksel olarak anlamlı bir fark tespit edilmedi (p>0.05). Neoadjuvan kemoradyoterapi alan 70 hastanın beş yıllık sağ kalım oranı %69.7 (ortalama 56 ay) bulunurken, neoadjuvan tedavi uygulanmadan direk cerrahi uygulanan 33 hastanın beş yıllık sağ kalım oranı %39.5 (ortalama 25 ay) olarak bulundu, istatistiksel olarak anlamlı fark görüldü (p<0.05). Postoperatif takip döneminde 42 (%40.7) hastada tümör nüksü görüldü. Neoadjuvan kemoradyoterapi alan 70 hastanın beş yıllık takipte nüks görülme oranı %31.4 (ortalama 48 ay) idi. Neoadjuvan tedavi almayan ve direk cerrahi uygulanan 33 hastanın beş yıllık takipte nüks görülme oranı %60.6 (ortalama 21 ay) olarak bulundu. Neoadjuvan tedavi alan hastalarla, neoadjuvan tedavi almayanlar arasında nüks görülme oranı istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p<0.05) TARTIŞMA ve SONUÇ: Özofagus kanserli hastaların tedavisinde multidispliner yaklaşımla NKRT+Cerrahi uygulamalarının, direk Cerrahi uygulananlara göre daha iyi sağ kalım sonuçlarına sahip olduğu kanaatindeyiz.