PALYATİF BAKIM HASTALARINDA PERKÜTAN ENDOSKOPİK GASTROSTOMİ SONRASI KLİNİK SONUÇLAR VE SAĞKALIM

Aşkı VURAL, İlyas AKKAR

Family Practice and Palliative Care - 2026;11(2):90-97

Department of Internal Medicine, Faculty of Medicine, Adiyaman University, Adiyaman, Türkiye

 

Giriş: Hastalar yaşamlarının herhangi bir aşamasında ve çeşitli nedenlerle palyatif bakıma ihtiyaç duyabilirler. Palyatif bakım, hastaların sağlık sorunları, rahatsızlıkları ve hastalık semptomlarıyla başa çıkmalarını kolaylaştırmayı amaçlayan tüm terapötik yaklaşımları kapsar. Perkütan endoskopik gastrostomi, temel bir fizyolojik ihtiyaç olan beslenmeyi kolaylaştıran önemli bir invaziv ve enteral beslenme prosedürüdür. Bu çalışmada, perkütan endoskopik gastrostomi tüpü uygulanan palyatif bakım hastalarının klinik özellikleri, komplikasyonları, sonuçları ve sağ kalım oranlarının araştırılması amaçlanmıştır. Metod: Çalışmaya, perkütan endoskopik gastrostomi (PEG) uygulanan toplam 75 palyatif bakım hastası dahil edilmiştir. Katılımcıların sosyodemografik, klinik, PEG ile ilgili verileri, komplikasyonları ve anketleri, hastane veri sisteminden retrospektif olarak elde edilmiştir. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemlerin yanı sıra Mann-Whitney U, Kruskal-Wallis ve Spearman'ın rho korelasyon testleri kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen perkütan endoskopik gastrostomi uygulanan palyatif bakım hastalarının yaş ortalaması 65,8+/-23,2 olup, %53,4'ü kadın, %40'ında serebrovasküler hastalık ve %30,67'sinde Alzheimer hastalığı bulunmaktadır. 6 ayın sonunda hastaların yalnızca %32'si hayatta kalırken, trakeostomisi olanların C reaktif protein düzeyleri trakeostomisi olmayanlara göre daha yüksekti. En sık karşılaşılan komplikasyonlar perkütan endoskopik gastrostomi dislokasyonu ve giriş noktasından kaçaktı. Ölen hastaların yaş ortalamalarının ilk ayın sonunda 83,66+/-7,15 olduğu, ikinci ayın sonunda ise 71,59+/-18,44 olduğu belirlendi. Sonuç: Bu çalışmada, perkütan endoskopik gastrostomi uygulanan palyatif bakım hastalarında majör bir komplikasyon gelişmediği ve erken ölenlerin çoğunlukla ileri yaşlarda olduğu belirlenmiştir. En yüksek ölüm oranları nöromüsküler hastalıklar, kanser, yanıklar ve kronik obstrüktif akciğer hastalığı olanlarda görülmüştür. 90 günlük sağkalım analizi sonuçlarına göre, erkekler kadınlardan 6 gün daha erken ölümle karşı karşıya kalmıştır.