FUNDA SEÇİK ARKIN, DERYA HIRÇIN CENGER
Comprehensive Medicine - 2022;14(3):262-267
GİRİŞ ve AMAÇ: Çalışmanın amacı, palyatif klinikte yatan kanser hastalarının kan kültürlerinde üreyen mikroorganizmaların dağılımını ve sık kullanılan antimikrobiyal ajanlara olan duyarlılık profillerini saptamak ve klinisyenin doğru ve uygun ampirik tedavi seçimine katkıda bulunmaktır. YÖNTEM ve GEREÇLER: Çalışma, 01 Ocak 2016-31 Aralık 2020 tarihleri arasında Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Palyatif Klinik’te yatan kanser hastalarında yapıldı. Hastalara ait demografik, klinik ve laboratuvar verileri hasta dosyaları ve hastane bilgi yönetim sistemi üzerinden retrospektif olarak değerlendirildi. Kan kültürü pozitif olan hastalarda üreyen mikroorganizmalar belirlendi. Üreme sonucu etken olarak kabul edilen hastalarda “The European Committee on Antimicrobial Susceptibility Testing (EUCAST)”e göre düzenlenen sonuç raporlarının değerlendirmesinde, antibiyotik/antifungal duyarlılıkları kayıt edildi. İstatistiksel analizler için SPSS 16 programı kullanıldı. BULGULAR: Malignite tanılı toplam 670 hastanın %78,5’i erkek, %21,5’i kadın, yaş ortalaması 63,75±11,45 yıl idi. Altı yüz yetmiş hastadan toplam 1.859 kan kültürü alındı. Yüz dört hastaya ait 138 kan kültüründe üreme saptandı (%7,4). Üreyen mikroorganizmaların 103’ü (%74,7) gram-pozitif bakteriler, 25’i (%21) gram-negatif bakteriler, 8’i (%4,3) maya morfolojisinde mantarlardan oluşuyordu. Koagülaz-negatif stafilokoklar kan kültüründe üreyen en yaygın patojendi. Stafilokok suşlarından %63,6’sı metisiline dirençli olarak saptanırken, Enterococcus spp. suşu vankomisine duyarlıydı. Gram-negatif bakteremilerde Pseudomonas spp. ve Klebsiella spp. suşları en çok üreyen gram-negatif bakterilerdi. Karbapenem direnci Acinetobacter spp. suşlarında %100, Pseudomonas suşlarında %50 ve Klebsiella spp.suşlarında %25 olarak belirlendi. TARTIŞMA ve SONUÇ: Palyatif kanser hastalarında gelişen kan dolaşımı enfeksiyonlarında, başta koagülaz-negatif stafilokoklar olmak üzere gram-pozitif bakterilerin baskın etyolojik mikroorganizmalar olduğu belirlenmiştir. Patojenik etkenlerin ve ilaç duyarlılığının lokal sürveyansı, enfeksiyon eğilimlerinin belirlenmesi ve tedavisinde önemlidir.