Serhan Akalın, Ogün Aydoğan, Erdem Barış Cartı, Akay Edizsoy, Muhammed Çağrı Coşkun, Volkan Taşçı
Anatolian Journal of General Medical Research - 2025;35(3):345-352
Amaç: Bu çalışmada, pankreas cerrahisi sonrası gelişebilecek ekzokrin pankreas yetmezliği ve tip 3c diyabetin risk faktörlerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Pankreas cerrahisi uygulanan 48 hastanın demografik özellikleri, preoperatif diyabet öyküsü, cerrahi yöntem (Whipple, total veya distal pankreatektomi), tümör evresi ve biyokimyasal parametreleri [CA19-9, CA125, karsinoembriyonik antijen, vücut kitle indeksi (VKİ), H-indeks] retrospektif olarak incelenmiştir. Postoperatif dönemde glikozillenmiş hemoglobin (HbA1c), C-peptit, elastaz düzeyleri ve hipoglisemik atak insidansı değerlendirilmiş; regresyon analizleri ile ilişkili belirleyiciler araştırılmıştır. Bulgular: Hastaların ortalama yaşı 59,6 yıl, ortalama VKİ değeri 24,1 kg/m2 olup, en sık uygulanan cerrahi prosedür Whipple'dır (%64,6). Preoperatif diyabet oranı %22,9'dur. CA19-9 düzeyi ile postoperatif C-peptit düzeyi arasında anlamlı pozitif korelasyon saptanmıştır (p=0,014). HbA1c düzeyini öngören başlıca faktörler; preoperatif diyabet varlığı (p<0,001), CA19-9 (p=0,045) ve VKİ (p=0,030) olmuştur. Hipoglisemik atak insidansı %4,2 olup HbA1c düzeyleri ile anlamlı fark göstermemiştir (p=0,333). Elastaz düzeyi, C-peptit düzeyinin bağımsız belirleyicisi olarak bulunmuştur (p=0,048). Sonuç: CA19-9 düzeyi, preoperatif diyabet öyküsü ve VKİ, pankreas cerrahisi sonrası gelişebilecek pankreatik disfonksiyonun öngörülmesinde önemli biyobelirteçlerdir. Elastaz düzeyi ise endokrin rezervin bağımsız göstergesi olarak değerlendirilebilir.