Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

PANKREATİKODUODENEKTOMİ SONRASI GELİŞEN POSTOPERATİF PANKREATİK FİSTÜL İÇİN ERKEN BİR BELİRTEÇ OLARAK C-REACTİVE PROTEIN

Ahmet Cihangir Emral, Mustafa Kerem

Hitit Medical Journal - 2025;7(3):413-420

Atılım University, Faculty of Medicine, Medicana International Ankara Hospital, Department of General Surgery, Ankara, Türkiye

 

Amaç: Pankreatikoduodenektomi (PD) sonrası gelişen klinik olarak anlamlı postoperatif pankreatik fistül (CR-POPF), cerrahi sonrası morbiditenin en önemli nedenlerinden biri olup, sekonder komplikasyonlara da zemin hazırlamaktadır. CR-POPF'nin erken dönemde tanınması, zamanında müdahale ve uygun dren yönetimi açısından kritik öneme sahiptir. Bu çalışmanın amacı, postoperatif 3. gün (POD 3) serum C-reaktif protein (CRP) düzeylerinin CR-POPF gelişimini öngörmedeki değerini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Mart 2020 ile Şubat 2025 arasında merkezimizde PD uygulanan 112 hasta retrospektif olarak analiz edildi. Postoperatif 3. gün serum CRP düzeyleri, dren amilaz konsantrasyonu ve drenaj hacmi kaydedildi. CR-POPF, Uluslararası Pankreas Cerrahisi Çalışma Grubu (ISGPS) kriterlerine göre tanımlandı. ROC eğrisi analizi ile CRP düzeylerinin tanısal performansı değerlendirildi. Ayrıca, çok değişkenli lojistik regresyon analizi ile CR-POPF için bağımsız risk faktörleri belirlendi. Bulgular: CR-POPF, 17 hastada (%15,2) gelişti. Bu hastalarda pankreas duktus çapı anlamlı şekilde daha dar ve doku yapısı daha yumuşaktı ( p<0,01 ). ROC analizinde, POD 3 CRP düzeyi >161 mg/L olan hastalarda CR-POPF gelişimini öngörmede AUC 0,77, sensitivite %82,4 ve spesifisite %66,3 olarak bulundu. Lojistik regresyon analizinde, dar pankreatik duktus çapı ve yumuşak pankreas dokusu CR-POPF için bağımsız risk faktörleri olarak saptandı. Sonuç: Pankreatikoduodenektomi sonrası 3. gün serum CRP düzeylerinin yüksek olması, CR-POPF gelişimini öngörmede anlamlı bir belirteçtir. CRP düzeylerinin rutin postoperatif değerlendirmeye dahil edilmesi, erken risk sınıflamasını kolaylaştırarak hasta yönetimi ve dren çekilme zamanlamasında klinik karar sürecine katkı sağlayabilir.