RECEP KAYA, BÜŞRA ZAİMOĞLU, GÖKHAN KÖKER, DORUK YORULMAZ, OSMAN ÇAĞIN BULDUKOĞLU, SERKAN ÖCAL, AYHAN HİLMİ ÇEKİN
Güncel Gastroenteroloji - 2024;26(3):142-166
Gastrointestinal sistemi etkileyen parazitler, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde farklı prevalans oranlarıyla önemli bir halk sağlığı sorunu oluşturmaktadır. Bu parazitler; protozoonlar, helmintler ve artropodlar gibi geniş bir sınıflamada yer almakta ve sindirim kanalına ek olarak karaciğer gibi diğer sindirim sistemi organlarında da enfeksiyonlara yol açabilmektedir. Karaciğer, bu enfeksiyonların sık görülen hedeflerinden biridir ve paraziter enfeksiyonlar burada ciddi komplikasyonlara neden olabilir. Karaciğer dokusuna yerleşen parazitler arasında ise en sık karşılaşılanlardan biri Echinococcus granulosus olup, karaciğerde kist hidatik adı verilen kistlerin oluşumuna neden olmaktadır. Bu durum, kistin büyüklüğüne göre asemptomatik seyredebildiği gibi ağrı, hepatomegali ve kistin rüptüre olması durumunda anafilaksiye kadar varan ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Diğer bir karaciğer paraziti ise Entamoeba histolytica’dır. Bu parazit, bağırsak duvarını geçerek kan yoluyla karaciğere ulaşmakta ve amibik karaciğer apsesi gibi ciddi klinik tablolara neden olabilmektedir. Paraziter enfeksiyonların tanısında son yıllarda kullanılan ileri moleküler testler, klasik mikroskobik yöntemlere göre daha spesifik ve hızlı sonuçlar sunmaktadır. Özellikle polimeraz zincir reaksiyonu ve antijen-antikor bazlı testler sayesinde doğru teşhis konulması, tedavi süreçlerinin etkinliğini artırmaktadır. Ayrıca, yeni nesil tedavi yaklaşımları ve ilaç direncine karşı geliştirilen terapötik seçenekler, bu enfeksiyonların yönetiminde önemli rol oynamaktadır. Bu derlemede, gastrointestinal sistem ve karaciğerde sıklıkla görülen parazitlerin patogenezi, klinik bulguları, tanı ve tedavi seçenekleri güncel literatür ışığında kapsamlı bir şekilde ele alınacak; paraziter hastalıkların gastroenteroloji pratiğinde nasıl yönetileceğine dair öneriler sunulacaktır.