PARS PLANA VİTREKTOMİ YAPILAN HASTALARDA GLOKOM GELİŞİMİ İÇİN RİSK FAKTÖRLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Pınar ÖRENÇ, Utku DEMİR, Hande ZEYBEK, Hülya GÜNGEL

Akdeniz Tıp Dergisi - 2026;12(2026):1-7

İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Göz Hastalıkları Kliniği, İstanbul, Türkiye

 

Amaç Pars Plana Vitrektomi (PPV) cerrahisi geçiren hastalarda glokom gelişimine neden olabilecek risk faktörlerinin belirlenmesi. Gereç ve Yöntemler Retrospektif olarak planlanan çalışmaya PPV olan ve en az 12 ay takip süresi bulunan hastalar dahil edildi. Tüm hastaların rutin göz muayeneleri yanında applanasyon tonometresi ile göz içi basınçları ölçülmüştü. Hastalar PPV sonrası glokom gelişen ve gelişmeyen olarak iki gruba ayrıldı. İki grubun demografik verileri, PPV yapılma sebepleri, operasyon sonrası neovaskülarizasyon varlığı, PPV cerrahisinde silikon ya da gaz kullanılması, lazer fotokoagülasyon eklenmesi, PPV ile aynı seansta fako-emülsifikasyon (FAKO) yapılması risk faktörleri olarak incelendi. Bulgular Çalışmaya 289 hasta dahil edildi. Glokom olan grupta birinci ay göz içi basıncı (GİB) değeri daha yüksekken (p=0.042); altıncı ay, birinci yıl ve son ölçülen GİB değeri iki grup arasında anlamlı farklılık göstermemiştir. Glokom olmayan grupta makula deliği, glokom olan grupta yırtıklı retina dekolmanı ve diğer sebeplere bağlı vitre içi kanama oranı anlamlı olarak daha yüksekti (p<0.05). PPV sonrası neovaskülarizasyon açısından iki grup arasında fark yoktu. İki grup arasında lensin fakik, pseodofakik ya da afakik olması açısından fark saptanmamıştır (p>0.05). Glokom olan grupta silikon tamponadı, glokom olmayan grupta ise gaz tamponadı istatistiksel olarak daha fazlaydı (p=0.000). Glokom olan grupta lazer oranı glokom olmayan gruptan anlamlı olarak daha yüksekti (p<0.05). Sonuçlar Bu çalışmada PPV sebebinin retina dekolmanı olması, tekrarlayan PPV'ler, cerrahi sırasında silikon ve lazer kullanılması ve cerrahi sonrası komplikasyon meydana gelmesi PPV sonrası glokom gelişimi için risk faktörleri olarak tespit edildi. Bu risk faktörlerinin eşlik ettiği olguların en az bir yıl glokom gelişimi açısından dikkatli takibinin önemli olduğunu düşünmekteyiz.