Nurhayat KORKMAZ ÜÇÜNCÜ, Mehmet UĞUR, Gürsoy COŞKUN
Türk Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Dergisi - 2025;36(3):354-358
Amaç: Bu olgu raporunda sağ bukkal mukoza ve maksillar posterior bölgede izlenen ve kemikte destrüksiyona sebep olmuş, histopatolojik olarak adenoid kistik karsinoma tanılı bir olgunun sunulması amaçlandı. Yöntem: Otuz yaşında kadın hasta, sağ maksilladan parsiyel maksillektomi cerrahisi geçirmişti. Olgu, temporomandibular eklemin (TME) hareketindeki kısıtlamalar nedeniyle bir fizyoterapiste yönlendirildi. Tedavi, haftada bir seans olmak üzere, protez öncesi altı seans ve protez sonrası dört seans uygulandı. Hastaya ayrıca bir ev programı verildi. Ağrı şiddeti sayısal ağrı derecelendirme ölçeği kullanılarak değerlendirildi, TME hareket açıklığı (maksimum ağız açılması ve yanal sapmalar) dijital kumpas kullanılarak ölçüldü ve mandibular fonksiyon Mandibular Fonksiyon Bozukluğu Anketi kullanılarak değerlendirildi. Bulgular: Çiğneme aktivitesi sırasındaki TME ağrısının şiddeti 5/10 idi ve tedaviden sonra değişmeden kaldı. Boyun ağrısı şiddeti tedaviden önce 8/10 iken tedaviden sonra ağrı şikayeti olmadı. Tedavinin başlangıcında maksimum aktif ağız açıklığı 20 mm iken tedavi sonrası 31,5 mm'ye ulaştı. Sağ lateral deviasyon için hareket aralığı tedaviden sonra 1 mm'den 8,5 mm'ye yükselirken, sol lateral deviasyon 0,5 mm'den 8,8 mm'ye yükseldi. Mandibular fonksiyon skorları fonksiyonel kapasite ve beslenme boyutunda 6 puanlık bir iyileşme gösterdi. Sonuç: Maksilla cerrahisi sonrası uygulanan fizyoterapi ve rehabilitasyon yaklaşımları hareket aralığında ve mandibular fonksiyonda artış, boyun ağrısında azalma sağladı. Bu nedenle maksilla cerrahisi sonrası erken dönemde bireyleri fizyoterapi ve rehabilitasyon için yönlendirmek önemlidir.