Erdem ÇOMUT, Hande ŞENOL, Ceren Rana GÖDE, Ali ÇAKAL, Alihan BOZKURT, Neşe Çallı DEMİRKAN
Tıp Eğitimi Dünyası - 2026;25(76):159-174
Amaç: Patolojide preanalitik süreçler, tanısal doğruluğun ve hasta güvenliğinin sağlanmasında kritik öneme sahiptir. Örneklerin alınması, fiksasyonu ve taşınması sırasında ortaya çıkan hatalar, histopatolojik değerlendirmeyi ve moleküler testlerin güvenilirliğini olumsuz etkileyebilir. Bu önemine rağmen, preanalitik uygulamalar mezuniyet öncesi ve sonrası tıp eğitiminde çoğu zaman yeterince ele alınmamaktadır. Bu çalışmada, Türkiye'de intern ve asistan hekimlerin örneklerin uygun şekilde gönderimine ilişkin bilgi düzeylerinin değerlendirilmesi ve hem teorik bilgi hem de rutin uygulamadaki eksikliklerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu tanımlayıcı kesitsel çalışmaya Türkiye'den intern hekimler ile farklı dahili ve cerrahi branşlardan asistan hekimler olmak üzere toplam 827 katılımcı dahil edilmiştir. Veriler, Mayıs-Haziran 2025 tarihleri arasında literatür temel alınarak geliştirilen ve patoloji öğretim üyeleri tarafından içerik geçerliliği sağlanan çevrimiçi bir anket aracılığıyla toplanmıştır. Anket üç bölümden oluşmaktadır: demografik özellikler, teorik bilgi (13 soru) ve yalnızca asistanlara uygulanan uygulamaya yönelik değerlendirme (19 Likert ölçekli soru). İstatistiksel analizler SPSS 25.0 kullanılarak yapılmıştır. Gruplar arası karşılaştırmalarda Mann-Whitney U, Kruskal-Wallis ve ki-kare testleri kullanılmış, anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya 138'i intern (%16,8) ve 689'u asistan (%83,2) olmak üzere toplam 827 kişi katılmıştır. Katılımcıların yaş ortalaması 28.56 +/- 4.07 olup, %50,2'si kadındır. Asistanların %57,8'i cerrahi, %42,2'si dahili branşlardan oluşmakta olup, patoloji asistanları tüm asistanların %16,0'ını oluşturan ayrı bir alt grup olarak değerlendirilmiştir. Katılımcıların %66,7'si daha önce patoloji rotasyonu yapmadığını bildirmiştir. Patoloji asistanlarının bilgi puanları, internler ve diğer branşlardaki asistanlara kıyasla anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (p<0.001). %10 formalin içinde derhal fiksasyon ve önerilen fiksatif oranı gibi temel preanalitik ilkelerde doğru yanıt oranları patoloji asistanlarında daha yüksek olmakla birlikte, diğer gruplarda yetersiz kalmıştır. Katılımcıların %32,9'unun yetersiz doku/fiksatif oranı seçtiği görülmüştür. Frozen inceleme uygulamalarına ilişkin bilgi düzeyinin branşlar arasında farklılık göstermiş, formalin kullanımı veya gecikmeli gönderim gibi uygunsuz yaklaşımlar sık bildirilmiştir. Uygulamaya yönelik değerlendirmelerde, patoloji dışı asistanların öz bildirimleri ile patoloji asistanlarının bu uygulamalara ilişkin gözlemleri arasında belirgin farklılıklar saptanmıştır. Patoloji asistanlarının değerlendirmelerine göre, örnek etiketleme, fiksasyon yeterliliği ve zamanında gönderim gibi alanlarda daha düşük uyum ve daha yüksek hata oranları gözlenmiştir. Sonuç: Bu çalışma, internler ve patoloji dışı asistanlar arasında preanalitik bilgi ve uygulama açısından önemli eksiklikler olduğunu göstermektedir. Patoloji asistanlarında daha yüksek doğruluk oranları saptanmış olsa da, bildirilen uygulamalar ile gerçek değerlendirmeler arasındaki uyumsuzluklar, günlük pratikte sorunların devam ettiğini düşündürmektedir. Bu eksikliklerin giderilmesi için yapılandırılmış eğitim programları, patoloji süreçlerine daha fazla maruziyet ve preanalitik ilkelerin klinik eğitime daha etkin şekilde entegre edilmesi gerekmektedir.