ÖMER BENDER, FATİH LEVENT BALCI, SEDAT KAMALI, GÖNÜL AYKUTER, AYHAN SARI, EROL DENİZ, HASAN AKBULUT, ENİS YÜNEY
European Journal of Breast Health - 2008;4(2):92-98
Giriş: Meme başı akıntılarının tanısında kullanılan yöntemler(mamografi, ultrasonografi, galaktografi ve sitoloji) yüksek yalancı negatif ve pozitiflikleri nedeniyle tanıda ve lezyon lokalizasyonunda yetersiz kalabilmektedir. Oysa duktoskopi ile intraduktal patolojiler direkt görüntülenebilmekte, sitolojik örnekleme ve biyopsi yapılabilmekte, intraduktal polipoid lezyonlar endoskopik olarak eksize edilebilmektedir. Bu çalışmanın amacı patolojik meme başı akıntısı olan hastalarda duktoskopinin tanı ve tedavideki değerinin araştırılmasıdır. Yöntem ve gereçler: Kasım 2005, Eylül 2007 tarihleri arasında LaDuScope S ve LaDuScope T flex (Polydiagnost GmBH, Pfaff enhofen, Germany) kullanılarak, meme başı akıntısı olan 111 kadın hastaya duktoskopi ve duktoskopi eşliğinde duktal lavaj uygulandı. Bulgular: 24 olguda intraduktal polipoid lezyon, 8 olguda kanal içi yoğun debris, 1 olguda DCIS saptandı. 24 intraduktal polipoid lezyonlu olgunun 18 inde lezyonlar endoskopik olarak eksize edildi. Endoskopik olarak eksize edilemeyen 6 olguya ise duktoskopi yardımlı mikroduktektomi uygulandı. Sonuç: Duktoskopinin sınırlı sayıda merkezde uygulanabiliyor olması ve duktoskopi bulgularının yorumlanması konusunda ortak bir fikir birliğine varılamamış olması gibi dezavantajları vardır. Ancak önemli tanısal değeri ve tedavi olanağı da sunması göz önüne alınırsa, duktoskopi gelecekte meme başı akıntılarının tanı ve tedavisinde en çok tercih edilen yöntem olmaya adaydır.