KENAN ÇETİN
Southern Clinics of Istanbul Eurasia - 2019;30(1):8-13
GİRİŞ ve AMAÇ: Günümüzde patolojik meme başı akıntısının (PMA) konvansiyonel tanı ve tedavisi cerrahi duktus eksizyonudur. Rutin duktus eksizyonu uygulanan olguların patoloji sonuçları incelendiğinde yüksek oranda gereksiz cerrahi girişim yapıldığı ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada amacımız duktoskopik değerlendirme sonrası cerrahi yapılan hastalarda lezyon saptama oranlarını belirlemektir. YÖNTEM ve GEREÇLER: Kasım 2005Aralık 2010 tarihleri arasında PMA ile meme polikliniğine başvuran ve ofis ortamında yapılan duktoskopileri sonucu operasyon kararı verilen 129 hataya izole duktus eksizyonu uygulandı. Hastaların akıntı karakterleri, duktoskopi bulguları ve patoloji sonuçları karşılaştırıldı. BULGULAR: Sadece duktoskopik bulgular ile cerrahi kararı verilen hastaların %76’sında (85/112) lezyonlar nihai patoloji sonuçları ile doğrulandı. Duktoskopi bulguları ile tekip kararı verilebilecek 17 hasta fizik muayene ve klasik görüntüleme yötemlerindeki bulguları nedeni ile ameliyat edildi ve bunların 11’inde (%64.7) lezyon saptandı (6’sı PNML, 5’i papillamatöz). TARTIŞMA ve SONUÇ: Çalışmamızın bulguları, duktoskopinin cerrahi tedavi gereken hastaları belirlemede iyi bir öngörücü olduğunu göstermektedir. Ancak PMA’lı hastalarda duktoskopi sonrası takip kararı verilirken hastaların konvansiyonel görüntüleme ile fizik muayene bulguları da göz önünde bulundurulmalıdır.